"Demet?"
"Efendim baba."
"Sen ne istiyorsan onu yap kızım. Amcanı, yengeni be ver. O adam nasılda sahip çıktı sana, torun da çok tatlı. Ne olmuş analık edeceksen, illa kendi doğurduğuna mı analık edeceksin? Bir erkek, anne gibi bakamaz evladına. Bak ban kendime hayrım yok sana nasıl bakayım?"
"Hayatımda bir dönüm noktasındayım. Oğlum benim için dünyanın en değerli varlığı ve onun mutluluğu her şeyden önce gelir. Hayatıma girecek insanın hem ona sevgiyle yaklaşmasını hem de bana saygı göstermesini beklerim. Özellikle sadakat, aradığım en önemli özellik."
Ömrünün beş yılı zorbalık ve ihmal içinde geçmişti; bundan sonrası için kendisine saygı gösteren, sevgi dolu bir ortak arzuluyordu. Onu gerçekten anlayacak, destekleyecek bir eş... Hayatını, alkolik bir babanın gölgesinden sapık bir kocanın karanlığına terk etmek istemiyordu.
İnsan A'dan Z'ye her şeyi planladığını düşünürken hesaba katamadıkları oluyor, bunların başında duygular var. Evlenişimizin bize bolca mutluluk, eh biraz da gözyaşı ile geleceğini biliyordum. Ama duygular diyorum ya size, işte onları kantarla tartamıyorsunuz. Mesela ben Bahar'ı gelinlikle görmenin beni ağlatacağını asla düşünmezdim. Bahar annemin eldivenlerini giydi diye her şeyi bir kenara bırakıp bir döşekte hıçkıra hıçkıra ağlamak isteyeceğimi de.