Platon’un Protagoras adlı eseri temel olarak Sokrates ve sofist olan Protagoras arasında geçen
erdem öğretilebilir mi? Öğretilemez mi? Sorusu üzerinden gerçekleşiyor. Hippokrates’in şehre
Atina’ya iki günlüğüne gelen Protagoras’a öğrenci olmak istemiştir. Kitabın girişinde Sokrates,
Hippokrates’in neden onun yanında öğrenci olmak istediğini ve ondan ne öğreneceğini bilip
bilmediğini sorgulamasıyla başlar. Bu girişten öncelikle şunları öğreniyoruz;
• Güzellik, dışardan görünen değil, içerdeki bilgeliktir.
• İnsanın birisinin yanında öğrenci olması, ondan bilgiler alması ruhunu ona teslim etmesi
demektir.
• Bize ne tür bilgiler vereceğini bilmediğimiz, vereceği bilgilerin iyi mi kötü mü olduğunu
bilmeden bir kişiden ders almak, ruhumuzu teslim etmek tehlikelidir. Sokrates bu durumun bir
insanın ne olduğunu, nasıl kullanıldığını, iyi ya da kötü şeyler barındırıp barındırmadığını
bilmediği bir ürünü, yiyeceği alıp etrafına sormadan, hakkında araştırmadan kullanılmasından
daha tehlikeli bulur.
• Sokrates'in bir ironisi de Protagoras’ın para karşılığı ders vermesidir.
Sokrates ve Hippokrates arasında geçen diyalogdan sonra kafasında kalan soru işaretleri için
Protagoras’ın yanına giderler ve tartışma/konuşma başlar. Yer yer gerilimin de olduğu konuşmanın
temel konuları şunlardır;
• Hippokrates, Protagoras’tan ne öğrenebilir? Öğreneceği siyaset sanatı yani iyi bir vatandaş
olmaktır.
• Siyaset bilimi\erdem öğretilibilir mi? Sokrates: öğretilemez. Protagoras: öğretilebilir.
• Erdem bir bütün ve doğruluk, ölçülülük, dindarlık onun parçaları mıdır? Protagoras:evet.
• Insanlar erdemin belirli belirli parçasına mı sahip yoksa hepsine mi?
• Erdemin parçaları; doğrulık, dindarlık, ölçülülük, cesaret, bilgelik.
• Doğruluk ve dindarlık birbirine yakın şeyler mi?
• Bir şeyin sadece bir zıddı olduğu düşüncesi doğru mudur?
• Hoş olan ve iyi aynı şey midir?