Daha öncesinde L. A. Salome ismine Nietzsche üzerinden aşinaydım ancak yazım dili ile ilgili herhangi bir fikrim yoktu. O yüzden biraz da ne ile karşılaşacağımı bilmeden, yeni bir yazarı denemiş olayım düşüncesi ile başladım kitaba. (Elbette isminin arkasında yatan sansasyonel hikayelerin de bu tercihimde payı vardı) Kitap temelde bir kadının sevdiği adama kayıtsızca teslim oluşu ile bu teslim olma isteğine direnmesi arasındaki bocalamayı anlatıyor. Bu sebeple okurken benim aklım sık sık Colette Dowling’in Sindrella Kompleksi isimli kitabına ve orada açıkladığı durumlara gitti. Çağdaş kadının bağımsızlık korkusu bir vaka, yaşantı üzerinden anlatılacak olsaydı bana kalırsa Arayışlar bunun için belki de en doğru kaynak olurdu. Üstelik bunlar dışında yazar, psikanalitik alt metni de kurgu içerisinde oldukça başarılı işlemiş. Dili ağırlaştırmadan ancak karakter geçmişlerine yeterli ayrıntıyı vererek, hissedilen duygulara çok doğru noktalarda vurgular yapmış. Benim çok severek okuduğum, Salome okumaya benim gibi yeni başlayacaklar için uygun bir başlangıç olacağına inandığım bir kitap oldu. Sizin de keyifle okuyacağınıza kendinizden bir noktada bir şeyler bulacağınıza inanıyorum