Puan vermedi·159 syf.····Okunma: 10 Eylül 2021 23:03 Reşat Nuri Güntekin, bence yazar kimliğinden ayrıca çok iyi karakter tahlili yapabilen, iyi bir gözlemci. Görmezden geldiğimiz tek taraflı düşünerek yargıladığımız her olayın aslında diğer tarafını da bize gösteriyor. Bunu Bir Kadın Düşmanı kitabında da fark etmiştim.Bu kitapta ise hayatı boyunca bir yerlere gelebilmek için uğraşan, idealleri ve ilkeleri uğruna yaşayan ama birer birer tüm ilke ve ideallerini kaybeden Mürşit'in ve kızı Zehranın hikayesini anlatıyor. Kitap boyunca başta bende Zehra gibi Mürşit'ten nefret etsem de sonunda olayın diğer tarafını görüp anlayabildim.
Reşat Nuri Güntekin kitabı 1928 yılında yazmış, ancak düşünüyorum da günümüz Türkiyesinin memuriyet yaşamınında 1928den bir farkı yok. Hala Mürşit gibi kazandığımız konumu, parayı hakkıyla elde etmiş olmak için canla başla çalışınca göze batıyoruz, koyun oluyoruz.Çalışmayıp hayatını sürenlerin işine çomak sokmuş oluyoruz. En sonunda da düzeni bozan olup işimizden oluyoruz. Mürşit'te tüm bu ortamlarda düzeni yavaş yavaş keşfediyor. En sonunda ilke ve ideallerinin en azından bir kısmından vazgeçip sakin bir hayat sürmeye karar verecekken, belki de en büyük hatasını yapıyor. Yanlış eş seçimi..
Yazarın kitaplarında aile yaşamını, kadınlar için eğitimin önemini bu denli dikkatle ele alıp anlatmasına bayılıyorum.Çalıkuşunda olduğu gibi bu kitapta da Zehra, okumuş bir muallime. Kendi ayakları üstünde durabilen bir genç kadın. Mürşit'in yanlışlarla dolu evliliğinden kurtarabildiği kızını eğitime teslim etmesi de yazarın yine 1928 yılında eğitime verdiği önemi gösteriyor. Yıl olmuş 2021 biz hala bazı tevekkellere anlatamıyoruz.Kitabın sonu da beklentiyi oldukça karşılıyor.
Aynı zamanda Trt'nin yayınladığı Ediz Hun'un başrolünü oynadığı 7 bölümlük dizisi var aynı isimle.Çalıkuşu versiyonunu izlemiştim ve çok beğenmiştim. Buna da bir şans veririm sanırım.