Fırına doğru yürürken bir yandan da kendi kendime şarkı mırıldanıyordum. Fırına varınca ekmek almak için bir kaç dakika sıra bekledim. Akşam saatleri olduğu için işten çıkan ekmek almak için fırına geliyordu. Ekmeğimi alıp geri gelirken bir yandan mırıldanmaya devam ediyordum.
" İki ekmek aldım, eve gidiyorum. Biri büyük biri küçük iki ekmek aldım." Karşıdan gelen enişteciğimi görünce ona bağırdım. " Enişte!" koşarak karşıdan karşıya geçtim. " Nasılsın enişteciğim?" dedim dayısına yalakalık yapan çocuklar gibi. Hakan güldü.
" İyiyim baldız sen nasılsın?" omuz silktim.
" Açım ve bana baldız deme yeğen filan de." Hakan enişteciğim bir daha güldü.
Sesini pepenin dedesinin sesine benzeterek " Tamam yeğenim." dedi. " Peripellan sana yemek hazırlamıştır merak etme. Sen nereden geliyorsun yeğenim?" Elimdeki poşeti gösterim.
" Biri büyük biri küçük iki ekmek aldım eve gidiyorum. Sen nereden geliyorsun enişteciğim?" apartmana girdik hava artık tamamen kararmışken.
Bunu ne zaman kopyalamışım jksdaas