Puan vermedi·172 syf.····Okunma: 10 Eylül 2021 16:38 Wells'in zaman makinesine farklı bir bakış açısı kazandıran Moorcock, 'İşte İnsan' eseriyle okuyucuyu ilmek ilmek işlenen bir "Tarihte yaşandığını bildiklerimiz birer mit mi yoksa gerçek mi" paradoksuyla baş başa bırakıyor.
Kitap her ne kadar bilimkurgu türünde kategorize edilse de, fantastik kitaplar türünde yer almasının daha doğru olacağı söylenebilir. Bunun sebebi; eserde bilim ile alakalı olarak yer alan zaman makinesiyle ilgili detaylardan hiç bahsedilmemesi ve makinenin de hikaye de temel olarak çok az yer almasıdır. Aslında anlatılan hikaye; Karl Glogauer'in Hristiyanlık ve İsa hakkındaki düşünceleri sebebiyle bir anlık kararla çıktığı yolculukta başına gelenlerdir. Karl'ın düşüncelerinin ne olduğu tam olarak söylenemese de Hristiyanlık ve İsa'ya karşı kin, hırs veya onlardan alacaklı olma gibi duygulara sahip olduğunu söylemek mümkün. Zaten en başında Karl'ın bu hiçbir güvencesi olmayan yolculuğa bir anda karar vermesinin sebebi de budur. Ancak yolculuğu sırasında her ne kadar bu kavramlara karşı uzak durmaya çalışsa da kendisi de dini bir obje haline gelmiştir. Hayatı boyunca takıntılı olduğu İsa, aslında kendisidir. Bu da okuyucuyu Karl geçmişe gitmeseydi hikayenin başından beri işlenen İsa mitinin ne olacağı sorusunu sormasına sebep oluyor.
Eser her ne kadar Wells'in zaman makinesi ile karşılaştırılsa da bu aslında doğru bir kıyaslama değil. Bunun başlıca sebebi Wells makinesini kullanarak zamanda ileri giderek olmayan bir dünya ile okuyucuyu buluştururken Moorcock ise, gerçekte yaşanmış olan olayları kendi yorumlarıyla okuyucuya sunmuştur. İkisi de çok başarılı eserler olmasına rağmen aralarındaki tek ortak noktanın zaman makinesi olması, iki eseri karşılaştırmanın ne denli hatalı olduğunu göstermektedir.
Eser aslında en sonunda okuyucuyu hem eserle hem de evrensel açıdan iki paradoksun içerisinde bırakıyor. Bunlardan ilki; "Acaba Karl geçmişe gitmeseydi İsa miti ne olacaktı?". İkinci ve evrensel olan mit ise; "Acaba gerçekten geçmişte yaşananlar şu anda bildiğimiz gibi mi yaşandı yoksa hepsi birer mitten mi ibaret?".