Yazarın her kitabını okuduğumda kendisine ve kalemine hayranlığım daha da artıyor. Ali Ural'ın bir konuyu anlatma şekli öylesine mükemmel ki yazılarını okurken kendimizle konuşur gibi oluyoruz, içimize öyle güzel işliyor cümleler ve anlatılanlar. Kelimeleri adeta mimar titizliğinde seçiyor ve o şekilde oluşturuyor cümleleri. Anlatacağı konuyu tasavvufi düşünceyle yoğurup bize sunuyor. Onun kitabını okuduğumuzda sadece onun kitabını okumuş olmuyoruz, yanında üç beş kitap daha okumuş gibi bilgileniyor ve tat alıyoruz. Yazar kendi bilgilerini, okuduğu kitapları bize öyle güzel anlatıyor ki onun bilgi ve okuduklarını işleme tarzına hayran kalmamak elde değil.
Bu kitabında da bize elliden fazla deneme sunuyor. Her bölümde direkt veya dolaylı yoldan bir kelimeyi ele alıyor ve o kelimenin gerçek anlamlarına kavuşmasını sağlıyor. Bir kelimeden yola çıkarak birçok şey anlatıyor bize. Kendimizden, çevremizden, hayattan, inançtan, sanattan ve daha birçok konudan birer parça bulabiliriz bu yazılarda. Anlattıklarını dümdüz anlatmıyor elbette, yazılarında bahsettiklerini ayet ve hadislerle, sahabe-i kiram'dan örneklerle, okuduğu kitaplardaki kahramanlarla, yazar, şair, ilim adamlarından alıntılarla süslüyor.
Yoğun cümleler içeren bir eser bırakmış Ali Ural, hayli de yorulmuş olmalı ki Oscar Wilde'ın dediği gibi "Hiç yorulmadan okunan bir kitap hiç yorulmadan yazılmış olmalı." A. Ali Ural