Orhan Pamuk'tan okuduğum ilk eser oldu kendileri ama beklentimin altında bir romandı... Ödül almış bir eser olarak daha fazlasını bekledim sanırım..
Kitabın ismi gizemli göründüğü için insanda merak uyandırıyor haliyle, fakat bazı gereksiz ayrıntılar arasında boğuldum ben. Yapı olarak 3 kısma ayrılmış bir roman. Birinci kısımda Cem'in gençlik yılları, ikinci kısımda iş ve evlilik hayatı, üçüncü ve son kısımda ise asıl konu anlatılıyor. Konu olarak şaşırtan bir konusu yoktu benim için. Üslup olarak dilinin akıcılığını beğendiğimi de söyleyeyim.. 30 yıl önce İstanbul yakınlarındaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı olaylar ve sonrası anlatılıyor kitapta. Baskın olan konu "baba-oğul" ilişkisi. Efsaneler, masallar, sahnedeki oyunlar... Batı'nın ve Doğu'nun iki temel efsanesi Sophokles'in Kral Oidipus'u ile Firdevsi'nin Rüstem ve Sührab'ını tanıyacaksınız. Son bölüm heyecanlı ve şaşırtıcıydı ama genel olarak kitap, beklentimin altındaydı. Keyifli okumalar...