Puan vermedi·188 syf.····Okunma: 21 Eylül 2021 16:54 Yine size bir klasikle geldimmm. Yine beynimin kıvrımlarını zorlayan, her hücreme saldıran cümleleri, o mu bu mu dedirtmekten vazgeçmeyen eserleri ve Dostoyevski tabikiiii.
Zaten Dostoyevski'den tek bi kitap bile okuduysanız ne demek istediğimi rahatlıkla anlarsınız. Henüz okumadıysanız kısa zamanda bi şans verin derim.
Zaten kafamın içi hâlâ o cümlelerin karmaşıklığı ve sorgusuyla meşgul.
Öteki diyorum ve gerçekten bi öteki var mı anlamış değilim.
Baş karakterimiz Bay Godyalkin. 9. dereceden memur. Sessiz, kimsenin işine karışmayı istemeyen, herkesin yüzünde bi maske ile dolaşıp gerçek yüzlerini göstermediğini ama kendisinin her zaman gerçek yüzüyle ortada olduğunu iddia eden bi karakter. Günün birinde kendisine çok benzeyen hatta ikizi yerine koyabileceği 2. bir Bay Godyalkin ile tanışır. Dış görünüş olarak her ne kadar ikizi gibi benzer olsa da huyu suyu asıl Bay Godyalkinin tam tersi. Asıl Bay Godyalkin kendisini dürüst ve vatanına hizmetkar olarak nitelendirirken Öteki'yi sahtekar yerine koymakta. Olay akışında öyle okuyoruz zaten. Ama sayfalarda ilerledikçe Bay Godyalkin ile Öteki arasındaki uyumsuzluğu, birbirleriyle olan kapışmalarını ve ikisi arasındaki çatışmayı okuyoruz. Ama sonuna gelince kimin kim olduğunu sorguluyoruz. Aslında Ötekinin yani 2. Bay Godyalkininde asıl Bay Godyalkin olduğunu anlıyoruz..
Bir çok okur tarafından hep farklı anlamlar çıkarılan bi eser.. Kimi Öteki için akıl hastası karakter derken kimi gerçek canlı kanlı birisi olarakda tanımlıyor. Bana göre ise insanın kendisiyle olan çatışmasını anlatıyor. Yani her insanın içinde muhakkak ikinci bir kişilik mevcut. Bastırılmış, sıkıştırılmış, açığa çıkmasına izin verilmeyen, ikinci bir ben, yani sen.. Bu da biraz karışıkca bişe oldu.
Çok karmaşık diyebileceğim bi eser çünkü benim hâlâ kafamın içi karman çorman.
Sanırım ben Dostocuğumun kafasını çözemeyeceğim. Ama okumayada devam edeceğim.
Velhasıl kelam..
Karışsada kafalar, okumaya devammm.