Modernleşememek
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2021 22:48
Sesinizi salonun arkasına ulaştırmak istiyorsanız, bağırmalısınız. Ülkenin en büyük sorunun kültür inşası olduğunu söylüyorsanız ve kültürün de bağırıp çağırarak inşa edilemeyeceğini kabul ediyorsanız kopardığınız gürültü bir oksimoron oluşturacaktır. O halde geriye yapılacak tek şey kalıyor: Üretmek ve beklemek. Ne üreteceğinizden çok neyi bekleyeceğiniz sorusu daha büyük bir belirsizliğe çanak tutuyor. Ne üretilmesi gerektiğini belirlediniz: kültür. Bu uğurda yaptığınız her şey kültürün üretilmesine sebep olacak, amacı doğru oturtmanız, hedefi belirlemeniz yeterli. Yolu yokuşa aldıktan sonra kafaları tokuşturmak kolay. Trajedi, ürettiğiniz şeyi satacak kimse bulamadığınızda patlak veriyor. Aslında her şeyin bir kolayı var elbet; kılıç kalkan ekibini, mehteranı, sucuk ekmeği bir araya getirdiğinizde izleyici bulmak işten bile değil. Hele yaptığınız şeyin bir inşa olduğunu yığınlara yutturabilirseniz seyirciler sizi izlemek için birbirlerini çiğneyeceklerdir. Ama bu kültürü satarak elde edeceğiniz likidin karşılığı modern dünyada yok. İşte, nur topu gibi bir baba psikozu, modernleşme trajedisi… Mesele modernleşme olduğunda sorulacak tek soru vardır ve bu soru aynı zamanda en sinir bozucu sorudur: Ne yapmalı? Kutsal kitap tefsirleri, hadis yorumları ve uydurmaları gibi bu alan da alabildiğine muğlak olduğundan bu muğlaklıkları netleştirmeye, boşlukları doldurmaya teşne özneler bulmak çok kolaydır. Mesele ne yaparsanız yapın, ektiğiniz tohumu biçmenin neredeyse mümkün olmamasıdır. Öznelerin görmezden gelmek konusunda bilinçle mücadele ettiği şey poetik olanın politik olanı öncelediğidir. Onlar politik olanı inşa edebileceklerini sanırlar ve bu sanrıyı toplumsallaştırmakta başarılı oldukları konusunda görüş birliğine varmak zor değildir. Fakat poetik olan yerine politik olanı önceleyerek modernist inşaata başlamak kurabiye taneleri gibi dağılacak inşaat üzerinde gelecek bina etmekten farksızdır. Modernleşme denilince merkezileşme olmazsa olmazdır. Hatta adem-i merkeziyetçiliğin biraz da post-moderniz olduğunu söylemek yanlış olmaz. Merkezileştirmenin epistemolojik açıdan en öncü araçlarından birisinin de ansiklopedi olduğunu söylemek yersiz sayılmaz. Bilginin tek bir merkezden yığınlara dağıtılmasının ilk aracı olan ansiklopedi kalıp olarak güncelliğini kaybetse de format olarak güncelliğini korumaktadır. Besim Dellaloğlu’nun Poetik ve Politik kitabı Türkiye’nin modernleşme inşasına konmuş en değerli tuğlalardandır. Bir Tanpınar, bir Cemil Meriç nasıl ki eserlerini bu bilinç ve ideal üzere veriyorlarsa Dellaloğlu da aynı temel üzerine bir inşa çabası içerisine giriyor. Modernleşmenin, modernleşememenin, modernleşemeyecek olmanın ve her şeye rağmen nasıl da modernleşebilindiğinin kavram şemasını çıkartmak açısından altın değerinde.
Modernite
Poetik ve PolitikBesim Dellaloğlu · Timaş Yayınları · 2020141 okunma
·
408 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.