Puan vermedi·318 syf.····Okunma: 05 Eylül 2021 16:48 Kitap 4 ana bölümden oluşuyor, ilk bölümde Hasan Sabbah tarih sahnesine çıkıyor ve Hasan Sabbah ile Nizamülmülk ile arasında ki ilişkiyi anlatıyor. İkinci bölümde Hasan Sabbah'ın Alamut yolculuğu ele alınıyor. Son iki kısmında zaman 1070'li yıllar ile 1900'ler arasında geçiyor. Ömer Hayyam'ın o meşhur kitabı Rubaiyat'ın elden ele dolaşması ve Titanic gemisi ile hayat sahnesinden nasıl da silindiği ile son buluyor.
İlk defa bir Amin Maalouf kitabı okumuş oldum. Birinci bölümde; selçuklu devletinin egemenliği altındaki İran topraklarında Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ın yaşamlarına odaklanmakta. Son iki bölümde ise Ömer Hayyam'ın Semerkant yazmasının peşinde olan bir amerika'lının, 1900'lerin başında İran'daki maceralarını, İran'ın o dönemdeki siyasi ortamını ve iç karışıklıklarını da arka plana alarak ele almakta.
Tarihi ortamı yansıtma konusunda çok başarılıydı. Yazar, o dönemi ve ele aldığı karakterleri ciddi bir araştırmanın süzgecinden geçirdiği çok belli oluyor. Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah'ın yaşamlarını ve birbirleriyle kesişmelerini çok iyi bir tarihçinin objektifliğiyle okuyucuya sunuyor. Örneğin, Ömer Hayyam'ı yalnızca hazcı ve şarapçı olarak gösteren bugünün popüler kültürü gibi ele almıyor. Hayyam'ın felsefi, bilimsel kişiliği başta olmak üzere çok yönlü derinliğini gözler önüne seriyor.