·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Eylül 2021 01:51 Bir kitaptan beklenilenden daha fazlasını kat be kat içeren, eminim İbrahim Tenekeci'nin -yazdıklarından yola çıkarak- kolaylıkla dile dökebileceği ama benim dökemediğim, açıkçası ne söylesem hak ettiğini söyleyemem korkusundan dolayı çekindiğim okuduklarımın ahseni, acaib-i masnuat, arş-ı kemalat, harika bir eser. Anladım ki benim gördüğüm, hissettiğim dünya ile İbrahim Tenekeci'nin gördüğü, hissettiği dünya aynı değil. Ben bir markete girdiğimde alışveriş yaparken zorlanan teyzeleri görürken O 'okyanusa bırakılmış şişeleri' görüyor. Ben birine senin yanında çok mutlu hissediyorum derken O 'Senin yanında ömrüm uzuyor' diyor. Ben insan hiçbir yönüyle hiçbir canlıya benzemez derken o çiçekle insanı benzetip ikisinin de gösteriş meraklısı olduğunu ve toprağın eline baktığını söylüyor. Daha bunun gibi benim arkama ve saatime bakmaktan dünyaya bakamadığım vakitlerde o müthiş analizler, gözlemler, benzetmeler yaparak hayatın farkına varıyor. Benim fark edemediğim birçok şeyi o görüyor, fark ediyor ve yazıya dökebiliyor. Bu eser kendi evim olduğunda yapacağım kütüphanemin okuduğum ve okuyacağım kitaplar raflarının her ikisinde de olacak. Hayır, hayır raflarda dahi bırakamayacağım çantamda, yanımda, başucumda olacak bir yapıt. Buraya kitaptan alıntılar yapmak istesem içimden tüm kitabı yazmak gelir. Çünkü her cümlesi, her kelimesi çok değerli. Bu nasıl bir şaheser, bu nasıl benzetmeler, hala aklıma geldikçe daha çok beğeniyor, daha derin anlamlar içeren denizlerde boğuluyor buluyorum kendimi. Herkes okumalı, okumak yetmez hissetmeli, içinde taşımalı. Şiddetle tavsiye ediyorum. Kitabın son bölümünde yazılan mekanların hepsine de mutlaka gitmek istiyorum. Okuyun, okutun. Kazanacağın bir hayır duası olur.