Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 26 Eylül 2021 14:24 (spoiler içerir)
Grange'den yine güzel bir polisiye gerilim hikayesi.
Cinayet Masası Amiri Pierre Niémans ve yardımcısı Hırvat asıllı Teğmen Ivana Bogdanovic ile birlikte Fransa-Almanya sınırında, Alsace’da bir Alman köklü Geyersberg ailesinin genç üyesi Jürgen von Geyersberg'in ölümünğ araştırmak için görevlendirilir. Babalarının ölümünden sonra otomobil parçaları üreterek Almanya’nın en büyük şirketlerinden biri olan VG Grup’u yönetmektedirler kardeşi Laura ile birlikte. Aile olarak avcılığa oldukça meraklıdırlar ve bir çeşit yakın mesafeden avlanma tekniği olan Pirsch’e benzer bir yöntemle, aileye ait ormanın ortasında vahşice katledilmiş olarak bulunuyor. Geyersberg Ailesinin en büyük sırrı çocuklarından bir tanesini evlatlık olarak alıp aile içinde evlatlık olduklarını hissettirmeden büyütmek ve genç yaşta henüz çocukları olmadan av sırasında kaza süsüyle öldürmektedirler. Yüzyıllar içinde bu şekilde garip ölümler ve kaybolmalar olmuştur ancak bir türlü neden olduğu bilinememiştir. Kurban bir Alman olması ancak cinayetin Fransa topraklarında olması nedeniyle Alman ve Fransız polisi beraber çalışmak zorunda kalmışlardır. Niemans'ın kendine özgü çalışma stili ve agresifliği yüzünden olaylar farklı boyutlara ulaşıyor. Laura ve Jürgen'in kuzenleri Max ve Udo ile akşam yemeğinde karşılaşırlar. Bir kaç gün sonra da Max ormanda bir çukurda ölü olarak bulunur. Cinayetler devam etmekte ancak henüz cinayetlerin sebebi bilinmemektedir. Çünkü önemli bir miras vardır. Ailenin geçmişi karanlıktır ve Nazi Almanyasında Kara avcılarına yardımcı oldukları bilinmektedir. Kara avcıları Nazilerin en aşağılık, vahşi katilleridir. Aile savaştan sonra bölgelerini korumak için kara avcılarını saklamış ve onlara bakmıştır. Röetken cinsi köpek yetiştiren ve sahiplerini koruyan bu köpekler özel olarak yetiştirilmekte ve saldırdığı zaman direk boynu hedef almaktadır. Ailenin doktoru Schüller, Geyensberg ile yaptığı çalışmalar sonucu Laura ve Jürgen'in kardeş olmadığı öğrenir ve katil Schüller'i öldürür. Laura'dan şüphelenen Niemans evine gider ama sevişirler ancak kendisini yakalamaz. Sabah olunca Laura'nın gittiğini farkeder. Artık kara avı başlamıştır. Alman polisi Kleinert ve Ivana yakınlaşırlar. Sabah Ivana'nın evinden Niemans'ı tek başına bulunca Laura'nın peşine düşerler ancak Laura ve motorsikletli kara avcıları dehşeti yaşatır ve arabalarını paramparça ederler. Arabadan güçlükle çıkan Niemans Kleinert'i arabadan uzaklaştırır, Ivana'nın da çıkmasına yardımcı olur. Ivana'yı yardım için gönderir kendisi de Laura'nın peşine düşer. Niemans dedesinden öğrendiği ormanda nasıl yürüyeceği ve saklanacağı bilgisini kullanarak saklanır ve bir kara avcısını öldürür. ancak arkasından gelen Laura kafasına silahı dayamıştır. Jürgen ve Schüller'i kendisinin, Max'i Udo'nun öldürdüğünü itiraf eder. Sebep olarak kardeşlerin av için evlatlık alındığını ve bu şekilde öldürmek için yetiştirildiğini anlatır. Üvey kardeşin Jürgen olduğu söylenmiştir ama gerçek tam tersidir. Ivana yetişir ve Niemans'ı kurtarır. Laura elindeki silahla kendini öldürür. Kazadan sonra Ivana iyileşene kadar Kleinert'i ziyaret eder. Evli olmasına rağmen ona bağlanmıştır. En son Niemans ile birlikte giderler ve vedalaşırlar. Niemans dönüş yolunda köpeklerden neden korktuğunu soran Ivana'ya geçmişini anlatır. Hastalıklı abisinden, anne baba ve dedesinden bahseder. Dedesinin evinde abisi evde kimse yokken onu bağlar ve Meyankökü adlı köpekle korkutur. Abisinin psikolojik sorunlarını ailesi önce önemsemez ancak sonra hastaneye yatırılır. Abisi hastaneden çıktıktan sonra canına kıyacaktır. Böyle bir psikoloji içinde büyüyen Niemans kaçışı polis olmakta bulur ve hikayemiz sona erer.
Güzel bir kurgu ve bilgilerle yine Grange akıcı bir roman yazmış. Keyifli okumalar.