I. Hayranlık Evresi Genç Müslüman öğrenciler, psikolojiden ve onun ustalıkla ortaya konmuş tekniklerinden genellikle heyecan duymuşlardır; önerilere açıktırlar, çoğunlukla hocalarının fikirlerini ve onlardan öğrendiklerini davranışlarına aktarmak için sabırsızlık gösterirler. Çevresindeki insanlar, insan zihninde olan biteni bilmekte uzman hale geldiklerine ve insanları nasıl “analiz” etmek gerektiğini bildiklerine inanır. Onların birçoğu, gördükleri bu itibardan mutlu olur ve gurur duyar. İşte tam da bu an, yavaş yavaş kendilerini güvende gördükleri konforlu kertenkele deliğine çekilmeye başladıkları andır. Bu evredeyken, namazında niyazında birer Müslüman iseler, daha önce de bahsedildiği gibi, zihinsel ve duygusal anlamda çatışma yaşarlar, aynı vücut ve fiziksel sistem içinde birbiriyle çatışmayan Freudyen ve Müslüman kişilikten oluşan bir çift kişilik geliştirmeye başlarlar. 11, Uzlaşma Evresi Ancak, zaman geçtikçe mezuniyet sonrası çalışmalarıyla psikolojinin neyi yapıp yapamayacağını keşfederler ve daha dinamik Müslüman bir bilim adamı olarak geriye dönüş yolunu hissetmeye başladıklarında, İslam'la psikolojik teori arasındaki bilişsel tutarsızlıklarını suni bir uzlaşma köprüsüyle kapamaya çalışırlar, İslam'la Jung'un teorileri arasında ciddi hiçbir çatışmanın olmadığını memnuniyetle ifade edebilirler veya kişilik yapısının “id-ego-süper ego” bileşenlerinden meydana geldiği şeklindeki Freudyen teoriyi Kur'an'ın desteklediğini bile ileri sürebilirler. Görüşlerini kanıtlamak için “nefs” (benlik veya ruh) “nefs-i emmare” (kötü şeyler yapmayı emreden nefs) ve “nefs-i levvame” (pişmanlık içinde kendini suçlayan nefs) gibi kavramlardan bahseden Kur'an ayetlerini örnek olarak gösterebilirler. Bazen de, ayet veya hadislerin anlamlarını değiştirebilirler veya en azından kendi tutarsızlıklarının yarattığı hüsrandan kurtulmak için zorlama bir anlam arayışı içine girerler. HI. Özgürleşme Evresi Üçüncü ve son evre; modern psikoloji ile İslam'ın yüzeysel benzerlikler sergilediği bazı yönleri olmasına karşın, aslında her ikisinin de hayat, insan ve evrendeki konumu ve kaderi hakkında tamamen farklı kavramlara ve apayrı bir yapıya sahip olduğunu anlamaya başladıkları evredir. Bu evrede, öncelikle Müslüman, sonra psikolog olduklarının farkına varmalıdırlar, Öyle ki görevleri ve sahip oldukları sınırlı bilgileri, kendi inanç ve ideolojilerine hizmet etmelidir. Kendilerine ve kendilerinden yardım talep edenlere karşı, neyi yapıp neyi yapamayacaklarını söyleyerek dürüst davranmalıdırlar. Her şeyi bildikleri, insan zihninin “uzmanı” oldukları iddiasını biraki, alçak gönüllülükke Müslümanlara yardım etmeliler. ..
Sayfa 102·Kitabı okudu
1000Kitap
·1 alıntı·
162 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.