·146 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Eylül 2021 13:32 Murathan Mungan'ın derlediği ve önsözünü yazdığı Yazıhane'de, Manganelli, Orwell, İonesco, Barthes, Sperber, Canetti, Leguin, Handke, Duras ve Kureıshı'nin yazıya, yazarlığa bakışı ve neden yazdıkları hakkında kendi deneyimlerini ve sebeplerini anlatmışlar. Özenle seçildiği ve çevirisinin yapıldığı belli olan bu metinler yazara, yazma yöntemine ve yazıya bakışına dair değerli bilgiler ve deneyimler içeriyor.
Pek tabiidir ki, her yazar aynı saiklerle yazmaz. Her yazarın yazıyla, yazar kimlikleriyle kurdukları ilişki ve bakış tarzları farklıdır. Her biri farklı perspektiften hayata baktıkları gibi edebiyattan, kurmacadan beklentileri ve yöntemleri de farklıdır. Bu derlemede bahsettiğimiz bu farklılıklara odaklanıldığı ve her birinin bambaşka yöntemler kullandığı açık bir biçimde görülecektir. Edebiyatın, kurmacanın zenginliği de tam burada değil midir? Her biri biteviye, birbirini taklit edercesine aynı biçimde yazsa edebiyatta zenginlik olmazdı.
Bu çerçevede, neden yazdığını bilmediğini, muhtemelen geçmiş yaşantısında bir eksiği gidermeye çalıştığını iddia eden yazar olduğu gibi, siyasal yazını sanata dönüştürmeyi düşünen bir yazar örneğine de rastlıyoruz kitapta. Yazıyla kurduğu ilişkinin tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğunu ve çok çeşitli itkilerle yazdığını ifade eden bir yazar da var kitapta. Yazmak için ön tane neden sayan Barthes de yalın bir yazıyla yer almış kitabımızda. Yazma nedeni olarak yabancılaşmayı öne süren, yazma eyleminin bir kopuş ve gerçeklerden uzaklaşma olduğunu iddia eden ve hayli ilginç ve tatmin edici bir cevap veren Sperber de var kitabımızda. Yazarın sorumluluk duygusu taşıması ve insanlarla özdeşlik kurarak, onları anlayarak yazması gerektiğini iddia eden Canetti haksız mıdır? İlaveten değişimi yakalaması ve hatta koruması gerektiğini belirten Canetti çok şeyler mi beklemektedir yazarlardan. Edebiyatın özbilince varmayı sağlayan ve dünya ve gerçeklik hakkında daha bilinçli olmayı gerektirdiği gibi kişiyi de değiştiren bir araç olduğunu belirttikten sonra yazma konusunda en önemli şeyin yöntem olduğunu söyleyen Handke haksız mıdır? Yeni yöntemler bulup bunu yazıya uygulamadıkça edebiyat adına yapılanların bir tekrardan ibaret olduğunu söylemesi tamamen temelsiz midir?
Yazıhane, yazma, yazarlık, kurmaca, edebiyatçının neyi, nasıl, niçin yazdığını çeşitli yazarların yazılarının bir araya getirilerek oluşturulduğu ve her yazıdan farklı bir bakış açısının öğrenildiği, ufkun genişlemesine vesile olan nitelikli bir kitap. Yazar, yazarlık, yazma işi ve kurmaca üzerine düşünen tüm meraklıların okuması gereken bir kitap. Israrla tavsiye ederim.