“Ben, Kirke” kitabını okurken sanki Kirke’nin tüm yaşamının film şeritlerine bakıyor; aynı zamanda onunla birlikte hissediyor ve yaşıyordum. Kirke’nin çocukluğundan büyüyüp bir kadın oluşuna, baş kaldırışına, benliğini bulmasına; en önemlisi de kendi bildiğinden vazgeçmeyen, hayata en çok da kendisine öfkeli olan Kirke’nin çocuğu karşısında her zaman bir pamuk gibi yumuşacık ve bembeyaz oluşuna tanık oldum. Okurken yer yer kendimden bir parçayı, bazen de başkalarını buldum. Her anlamda muhteşem olan bu kitabı herkese öneriyorum :)