Puan vermedi·624 syf.····Okunma: 02 Ekim 2021 20:33 Bu kitabın öne çıkan özelliklerini değerlendirmektense dikkatimi çeken bir kaç bölümünü incelemeyi yeğliyorum. Ayrıca yordam kitap çok iyi bir çeviri ile hazırlamış kitabı. Bu eşsiz Rus klasiğini bu çeviri, önsöz ve dipnotlarla okumak çok ayrı bir zevkti.
Yazının bundan sonraki kısmı kitap hakkında önemli ayrıntılar içermekte.
Öncelikle İlya İlyiç'in kadınlar ile ilgili olan ilişkilerinden başlamak isterim. İlyanın hayatında önemli yerlere sahip 3 kadın var. Hayatının ilk zamanları Annesi, genç yetişkinlik dönemi Olga Sergeyevna ile ve son olarak yaşamının son zamanlarını Agafya Matveyavna ile geçmekte. Bu kadınlardan Olga, Oblomov'u yaşadığı çukurdan çıkartma umuduyla bir ilişkiye başlıyor. Ancak bu hayatın ona bir aile yadigarı olduğunu unutuyor. Küçük yaşlardayken maruz kaldığımız şeyleri veya kazandığımız alışkanlıkları kolay kolay değiştiremediğimizi İlya'da açık seçik görmekteyiz.
İlya'nın annesi ile olan ilişkisi bana Carl Jung'un puer eternus ve yutan anne figürlerini hatırlattı. İlya otuzlu yaşlarında bir yetişkin olmasına rağmen Zaharsız ayakkabısını bile giyememektedir. Sorumluluktan kaçan ve içindeki potansiyeli öldüren İlya'da ebedi ergenliği gözlemek mümkündür diye düşünüyorum.
Son olarak Agafya Matveyavna da Oblomov'a bir anne gibi kol kanat gererek bunun devamını sağlamakta.
Olga ile yaşanan ilişkide çaba harcamak zorunda kalan İlya, Agafya Matveyna ile birlikte Oblovluğuna devam etmekte.
Diğer bir dikkatimi çeken ilişki Zahar ve Oblomov ilişkisi oldu. Bu çiftin diyaloglarını genel olarak gülerek okudum. Zahar'ın efendisine olan sevgisi olmayan saygısı arasında gidip gelerek hizmet etmesi.. Oblomov'un kah serzenişte bulunarak kah duygu sömürüsü yaparak buyurmaları..
Bana farklı bir bakış açısını da kazandıran keyifli bir kitap oldu.
Teşekkürler Gonçarov..