·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ekim 2021 14:35 Dünya edebiyatından her ülkeden her tarzdan kitap okumama rağmen yerli edebiyata Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal dışında oldukça uzaktım. Çoğu denememde alaturka diyebileceğimiz milliyetçi gerçekçilik ve romantizmin dışında evrensel olmayışı( bu değerlendirme yerli edebiyat cahilliğimden) beni uzak tutmuştu. Ancak bir süre önce her önyargı gibi bu önyargınında yanlış olduğunu düşünerek ilk olarak Anayurt Otelinden başladım tekrar yerli edebiyat okumaya.
Beni çarptı Yusuf Atılgan! Camus ve Faulkner’a hayran olurken, bilinç akışını büyük bir edebiyat olayı görürken bu kitabın hakkı verilmeliydi. Ve bağıra bağıra söylüyorum bu kitap yabancı, ses ve öfke gibi kitaplara denk. Zebercet’in Mersault’tan bir eksiği yok. Herkes okumalı. Saatleri ayarlama enstitüsü gibi özgün bir kitap. İliklerine kadar varoluşçu ve ilmek ilmek işlenen bir psikolojik çözümleme. Çok cesur bir anlatım, kesinlikle sıradan değil. Ve en sevdiğim tarzsa manifestodan uzak, ders vermeye çalışıyor. Bir durumu çırılçıplak önümüze seriyor. Herkes okumalı.