Uzun zamandır bir M. Kemal Sayar kitabı okumak istiyordum. Yazarın dilini, düşüncelerini, çizgisini anlayabilmem için güzel bir başlangıç oldu bu kitap. Bence bir yazarı tanımak için yapılabilecek en güzel başlangıç deneme yazılarını okumaktır. Bu yüzden deneme kitaplarını oldum olası sevmişimdir. Bu kitabı da sevdim ama bitirmem çok uzun sürdü. Belki de henüz yüzleşmeye hazır olmadığım konularda yazmış olması beni kitaba ara vermeye itmiştir.
Yazarın, modern yaşam koçları veya popüler kişisel gelişim kitaplarının öğütlediklerinin tam karşısında bir duruşu var. Dünya için çok büyük bir anlamımızın olmadığını ama bir dosta içten gülümsememizin kelebek etkisi misali birçok insanın gününü kurtarabilecek güce sahip olduğunu, hepimizin kusurları olduğunu bu yüzden mükemmeliyetçiliğin bizi çürüteceğini, "ben" odaklı değil "biz" odaklı yaşamamız gerektiğini, gerçek aşkı kusursuz olan ve fani olmayan Hak'ta bulacağımızı, kapitalist tüketim kültürünün bizim kadim değerlerimize ne kadar zıt olduğunu, vermenin almaktan üstün olduğunu, hayatta mal mülk peşinde koşmaktan çok daha ulu gayelerimiz olması gerektiğini bize babacan bir dille, sohbet edercesine öğütleyen bir kitap bu.
Kimi cümleleri beni kitabın kapağını kapatıp 15-20 dakika düşünmeye ve sorgulanmaya itti. 2021 yılında gençliğini yaşayan biri olarak, unuttuğum bazı hisleri bana hatırlattı diyebilirim. Bu yüzden kitap, kapağından ve isminden çok daha derin yazılar içeriyor. Şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.