İki perde üç sahneden oluşan Tuncer Cücenoğlu'nun oyunudur. Oyunun isminden de anlaşılacağı üzere çığ düşmemesi için bir grup insanın sessiz feryatlarıyla yaşamını anlatmaktadır. Tıpkı yazarın kitabın girişinde söylediği gibi "çığ yalnızca bir doğa olayı değildir". Bu oyunda bunu net olarak anlıyoruz. Toplum, yasalar, kurallar, yöneticiler ve dahası. Tüm bunlar ne için var? İnsanı çığdan korumak için mi? Peki düşmemesi için sadece bunları yapmak yerine başka bir çözüm bulmak mümkün değil mi? Yoksa çığ vicdanımız mı? Elbette oyun açık bir şekilde eleştirdi noktaları ortaya koyuyor. Çok net yazar belli noktalardaki düşüncelerini eleştiriyr açmış. Bu bağlamda herkesimden izleyici/okuyucunun bence rahatlıkla anlayacağı bir eser. Sessizlikle koca bir fikri bağırmak bence çok hoştu. Sadece oyunda özellikle yaşlı adam oyun kişinin anlattığı hikayeyi ve peşine yaşlı kadının repliklerini birden konuşma ile dökmek yerine diğer oyun kişilerinin soruları ile dile gelseydi daha başarılı olacaktı sanki. Zira geçmişini ve hikayesini seyirciye/okuyucuya aktırdığı bu kısım yalnızca aktarmak için repliklendirilmiş gibi biraz duruyor. Çünkü oyunun (bence) en büyük sözü ve mesajı bu kısımda verilirken biraz sırıtıyor gibi hissettim. (Korkarak yaşamak hergun öldürür, bir kez korkarım ve ölürüm artık hiç korkmam)
Başta, Sahne sanatları okuyan ya da tiyatro ile ilgilenen ardından da tiyatro metinleri okumayı seven tüm kitap kurtlarının okumasını tavsiye ederim. Tuncer CücenoğluÇığ