Mustafa Burak Dikiltaş'ın Kapak Resmi
Mustafa Burak Dikiltaş, Adı: Aylin'i inceledi.
25 Şub 21:47 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Kitap başlamadan önce okuduğum okuyucu yorumlarından sonra %50 iyi %50 kötü olması sebebiyle aslında başta pek istekli başlamasam da giriş kısmında ki hikaye ile başlayan ve sonrasında Aylin in yaşadığı iş kariyer ve aşk hayatı merak ve heyecanla devam ederken finalde ki yakınlarının yazdığı son günleri ciddi anlamda göz pınarlarimi kurutacak kadar duygulandirdi. Her bölüm icerisinde ya cidden böyle bir hayat var mı bu kadar güçlü iken bu kadar mutsuz yorucu ve aşk dolu olmam bu kadar evlenmek ve aynı zaman da bu kadar hızlı yaşamak ...
Eğer güzel bir biyografiyi edebi bir dille okumak isteyen kitap kurdu iseniz okuyun mutlaka

Mustafa Burak Dikiltaş, İçimizdeki Şeytan'ı inceledi.
14 Şub 21:10 · Kitabı okudu · 18 günde · Puan vermedi

Turne de olduğum için maalesef çok istesemde nefes almadan okumayı, okuyamadım ve elimden düşmesin desem de biraz fazla kaldı elimde. Neyse fazla uzatmayım ve...
Başlarda açıkçası hem dili hemde konuyu işleyiş bakımdan benim pek tarzım olmadığı için kitabın içine girerken zorlandim. Ama sabırla sadece 20 sayfa kadar bekledikten sonra tekrar başa sardım ve daha sakin bir şekilde başladım o zaman fark ettim ki kitap anlatılan hikayenin altında ki anlatım da yani içinde asıl anlatmak istediği. Tuhaf ve gizemli çoğu zaman da kendi için de kendi kendimle konuşurken bulduğum konu veya konuları işlerken okudukça tuhaf oldum .
Vapurda başlayan ve bazı zamanlar insanın tükenince ne denli boşluk yaşadığını anlatan ve devamında ki meyhane atışması ve sonra balıkçı çocuğu izlerken ki tuhaf ve sorgulayıcı düşündürücü anlatımı insanın içini gidikliyor yada ben onları görüyorum.
" Hep böyle küçük şeyler yüzünden üzülürüm. Bayağı bir randevu alır gibi, falan saatte falan yerde buluşalım, demeye dilim varması. Şimdi burada garip garip bekliyor ve içeri girip çıkanlara eğlence oluyorum. Halbuki insan yalnız esas meseleleri halletmek için kafasını yormalı ve teferruat kendiliğinden iyi bir şekilde halledilmelidir. Hayatta mantık olsa böyle olur. Acaba dünya da benim kadar manasız şeyler düşünen var mıdır? Birde utanmadan akıllı geçiniyoruz!"
Bu nasıl basit bir olaydan sorgulama gerçeğidir. İşte tüm kitap bu şekilde bir randevusuz beklemeden bile çıkabilecek sorgulama ve düşünemeye iten yazılarla dolu...
Onun yanı sıra açıkçası tüm kitabı okurken devamlı -zaten kitabın geçtiği dönem doğrultusunda- eski İstanbul gözümün önünde o Türk filmlerindeki ki gibi masum ve günümüze göre eski, yabancı ve süslü sayılacak aşk sözleriyle akan bir film gibi okurken izledim. Yine izleme dürtüsü oluşturdu bende üstadın bu eseride -daha önce ilk kez okuduğum Kuyucaklı Yusuf eserinde de aynı şekilde bir tiyatro oyunu eseri gibi hissettim ve her sayfasında resmen sahneleri gördüm üzere- .
Aşk üzerine ne kadar manası derin sözler üç yüz bin defa oluşan doyamam sanırım,
"... Hiç bir insan seven bir insanın karşında alakasız olamaz. Dünyanın bu en harikulade hâdisesi karşında kimse hareket ihtiyarına (davranış özgürlüğüne) malik (sahip) değildir. Buna hakkı yoktur. Nasıl muhtaç olduğumuz havaya istemem demeye, mekan içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur..."
İlerleyen sayfalarda (sayfa 93 ile 94 de Ömer'in konuşması) karakterlerin insanın doğa ile nasıl küstüğünü dünya ile daha doğrusu dünyanın boş dertlerine yanıp dünyanın güzel doğasını unuttuğunu çok hoş serzeniş ile aktarıyor. Hele bir noktada tespitinde yüzümde tebessüm oluşturdu " ... Onlar güneşi, ayı, falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar?.."

Ve bitmeye yakın yine diğer kitabında olduğu gibi içimi alan hüzün neyse ki bu sefer finale doğru yavaş yavaş dağılsa da felaket bir sorgulama ve her sayfasında kendimi bulma çabasına düştüğüm gerçek... Kitap kurtları, kitabın derinliklerinde ki mesajları bulup bu kitabı Kesinlikle okumalı...

Mustafa Burak Dikiltaş, bir alıntı ekledi.
31 Oca 15:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Kendimiz iyi olamıyoruz ve başkalarının iyiliğini küçük görmek için onlara reklamcı, hayır dua avcısı, hatta riyakar diyoruz..."

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 129 - Ömer)İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali (Sayfa 129 - Ömer)
Mustafa Burak Dikiltaş, Antabus'u inceledi.
15 Oca 22:35 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabi tiyatro oyunundan duyup arkadalarim da hemen bulup bana verdiler ve ciddi anlamda tek solukta okuduğum muhteşem , sayılı nadir kitaplardan. Finalde ki not özellikle de okuduğumuz hikayenin benzer halinin bir hane de kapalı kapılar ardında olduğunu gerçeğini yüzümüze bir kez daha çarpıp içeride ki olayları anlatım şeklinden yer yer gülüp yer yer de hüzinlendigimiz süper kitap. Kitap kurtlarının kesinlikle okuması gerekiyor .

Mustafa Burak Dikiltaş, Kızlar Firarda'yı inceledi.
13 Oca 05:08 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

Tıpkı vaktinde Elif Şafak in Aşk isimli kitabının sırf renginin pembe ve isminin aşk olma sebebi gibi kitaba sakın isminden dolayı cinsiyet biçim erkek okuyucuların es geçme gibi bir gaflete düşmemelerini öneririm. Tabi tür size uyuyor ise. Yani romantik komedi.
Kitabın sayfalarını her çevirişimde bir Amerikan yapımı romantik komedi filmi yada 45 dakikalık gençlik dizisi izliyor gibiydim. Hatta yok ise kesinlikle tutar dediğim uyarlama bir dizi yapılmasından yanayım çünkü çok müsait.
Ama en beğendiğim yani kesinlikle tüm karakterlerin ağzından bölümlere ayrılarak yazılması oldu. Dediğim gibi eğer romantik komedi tadını kitaplarda seviyor ağır edebi yazım aşığı değilseniz süper bir kitap. Ayrıca derinlemesine bakarsanız karakterlerin için de ki çözümlemeler ve karakterlerin yapısı ince ince ve sıkma dan okuyucuya veriliyor.
Ayrıca yazar tıraş kolonyası kokusuna takmış yani tüm karakterleri seviyor bunu.
Benim için kitabın sözü de " Batman dışarıdan bakıldığında gösterişlidir ama siz onun arabalarını, silahlarını, kalesini ve işini tamamen elinden alırsanız o herhangi biri olur. Süpermen sıradan gibi görünür ama içinde o bir süper kahramandır."
Arkadaşlık aşk düğün ve seyahat üzerine bir sonla yüzünüz de tebessüm ettirecek hoş bir kitap. Ayrıca bence tüm kitaplar böyle kalın ve kaliteli kapaklı basılmalı. Okumak ve her dakika ona dokunmak istiyorum.

Mustafa Burak Dikiltaş, Mekruh Kadınlar Mezarlığı'ı inceledi.
 04 Oca 01:48 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Kitabı, hayran olduğum tiyatro oyun yazarı ve oyuncusu Zeynep Kaçar' in yine kitapla aynı adlı oyununu izlemek isterken aslında bu hikayeden oyunlaştırdığını öğrenince tanışıp okudum. Hikayelerden oluşan kitap tuhaf desem yeridir. Dili tüm hikayelerin başında garip ve itici gelirken hikayenin devamında sizi fazlasıyla şoke edecek ve nabzınızı hızlandıracak hale getiriyor.
Mekruh kadınlar mezarlığı hikayesi açıkçası dramatik etki ve sahnenin büyüsü ile olsa gerek tiyatro oyun hali daha hoşuma gitti fakat süssen ve Mercan hikayeleri ve cin motifleri ve dilinde ki doğal ve müthiş sert gerçekçi yanı beni etkiledi.
Dolambaçlı ve akış hızı çok hızlı olan öykülerden en çok duygulandigim ormanda bir deniz kabuğu gibi oldu.
Kitap genelinde ki öyküler de hakim olan cin ve yılan figürleri ve aşk teması bende dikkat çeken bir nokta oldu.
İyi okumalar

Mustafa Burak Dikiltaş, Erkek Dublajı'ı inceledi.
27 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Samimi bir dille anlatılan, zaman zaman duygulandıran, zaman zaman tebessüm ettiren harika bir kitap. Hikayeler arasında kaybolurken birde bakmışsın kitap bitiyor. Bazı hikayeler biraz tanıdık gelsede yazarın kendine has yaklaşımı onuda farklı bir boyuta taşıyor. Kaleminize sağlık sayın Oğuz BAL.