Kitap, oldukça entelektüel bir kişilik olan Celile ve ailesini konu almış. Paşa soyundan gelen, Nazım Hikmet'in annesi Celile, sanatla iç içedir. Ressam olan kadının piyano ile arası çok iyidir. Eşi Hikmet ile, Paşa Mehmet Nazım'ın oğlu, saygı çerçevesinde yürüttüğü ilişkisi onu hep düşündürmüştür. İçinden bir parça koptuktan sonra sorumlu tuttuğu eşine dile getirmiştir bütün düşüncelerini. Kendi tanımıyla ''Son zamanlarda hep açık olan kötü anılar koleksiyonunun kapağını'' hayatına Yahya Kemal'in girmesiyle kapatmıştır. Maalesef bu durum kısa sürmüştür. Yahya Kemal ayaklarının ucuna basarak uzaklaşmıştır ela gözlü pars diye sevdiği kadından. Sonrasında zorluklar cesur kadının peşini bırakmamıştır. Gözlerine bakarken kendini gördüğü oğlu Nazım Hikmet'in hapishane yılları, başlattığı açlık grevi sonrasında gelen özgürlük.
Yazarın yormayan dili ve akıcı,güzel anlatımıyla karşılaşıyorsunuz.
Nazım Hikmet'e bu açıdan ilk defa baktım. İyi ki denk gelmiş de okumuşum.Tavsiye edilir.