"Madame Bovary" adını duymamış biri varsa o insanın hayatında hiç roman okumadığını düşünebilirsiniz! Çünkü roman okumaya başladığınızda karşınıza çıkacak ilk ve en önemli romanlardan biri Madam Bovary, ilk yazarlardan biri de edebiyatta gerçekçiliğin en önemli temsilcilerinden biri olan Gustave Flaubert'tir.
1846 yılındaRouen yakınlarındaki Croisset'ye yerleşti, yaşamının geri kalan kısmını burada geçirdi.
1849'dan Nisan 1851'e kadar Maxime du Camp ile birlikte Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı dolaştı. Flaubert Doğu yolculuğunun son kısmında; Mısır, Filistin, Lübnan ve Suriye'den sonra, 1850 ekiminde arkadaşı Maxime Du Camp ile birlikte İstanbul'a geldi. İstanbul'da Galata'daki Justiniano Oteli'nde konaklayan Flaubert, annesiyle buradan da mektuplaştı.
Yakındoğu seyahatinden dönüşünden üç ay sonra, Eylül 1851'de Madame Bovary'yi yazmaya başladı. Kitabı 1856 baharında bitirdi. 1857'de yazara Madame Bovary'nin "ahlakdışı" olduğu suçlamasıyla dava açıldı ancak Roven'li avukat Marie-Antoine-Jules Sénard, başarılı savunmasıyla kitap ve yazarı akladı (Flaubert, kitabı daha sonra Sénard'a ithaf etmiştir). Dava tümüyle yazarın hayatın gerçeklerini anlatma hakkı ekseninde sürmüştü.