Puan vermedi·854 syf.··Beğendi
· Aylardır geceleri bana eşlik eden kalbime şifa olan sözler, dimağıma zevk olan şiirler...
Bitmesine hüzünlensem de Hâfız-ı Şirâzî ile tanıştığım için, gönül dünyamda kelamı yeşerdiği için mesut ve nasipliyim hamdolsun.
Eğer bir dost seviyor ve tâbi olduysanız, bir de o dost Hak dostuysa Hafız Divanı'ndan etkilenmemenize imkan yok.
Zarif bir pencere açtı gözlerimden dünyaya, ukbaya...
“Meyhâneden kasıt tekke veya dergâh; mahbup ve maşuktan kasıt ise Cenab-ı Hak’tır. Şem`, ilâhî nur; sâkî ve sârbân mürşit; hum, humhâne, kâse, kadeh, cam kelimeleri âşığın kalbi; mutrip de ilâhî hakikati öğreten kişi yani mürşittir. Bunun gibi daha birçok terim farklı anlamlarda karşımıza çıkar.” (Azmi Bilgin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 40, İstanbul 2011, s. 381.)
Bu bilgiyle okumanızı dilerim :)
Hafız ile bitireyim:
“ Saki, yokluk denizinin kıyısında bekleyip duruyoruz. Fırsatı ganimet bil, şarap sun. Dudaktan ağza ne mesafe var ki?”