·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ekim 2021 15:14 Jack London’un hayatından kesitler taşıyan bu romanında Martin Eden’ın yaşam mücadelesini okuyoruz. Kaba saba, düzgün konuşmayı bile bilmeyen, eğitimsiz bir adamın kendisini eğitip geliştirmesine ve bu yolda verdiği azme tanık oluyoruz.
Martin, burjuva sınıfından Ruth’a olan aşkı için çıkmıştı bu yola. Kendisini geliştirip aşkına ve hayran kaldığı burjuva sınıfına layık olmaya çalışıyordu. Zamanla bu hayranlığın yerini hayal kırıklığı aldı, içlerine girdikçe bu özendiği insanların ne kadar boş olduklarını kendisinin onlardan çok daha üstün olduğunu görmüştü.
En büyük tutkusu yazar olmaktı, bunun için çok çalışmış, günlerce aç kalmış dergilere gönderdiği yazıları defalarca reddedilmiş ama mücadelesinde pes etmemişti. Kimse başaracağına inanmıyordu, kendisinden başka.
En nihayetinde başarıyı yakaladığında hayata olan tutkusunu çoktan kaybetmişti. Artık hiçbir şey ona zevk vermiyor ve hasta ruhunu iyileştirecek hiçbir şey bulamıyordu. Saygınlığı ün ve şöhrette gören bu insanlara artık tahammül edemiyordu.
Martin Eden aslında Jack London; başarıya nasıl tırnaklarıyla kazıyarak ulaştığını, bu uğurda nasıl mücadele ettiğini dönemin tüm gerçekleriyle anlatmaktadır.