Puan vermedi·648 syf.··
2021 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 21:30
Kötülük alt edildi; savaş ise henüz başlıyor. İmkânsızı başardılar ve acımasız iktidarı bin yıl boyunca devam eden Tanrı benzeri varlığı ortadan kaldırdılar. Bu toprakların en kudretli Sissoylusu hâline gelen Vin ve ona âşık olan genç, idealist bir soylu olan Elend Venture, şimdi yıkık bir imparatorluğun külleri üzerine sağlam, yeni bir toplum inşa etmek zorunda. Üç farklı ordunun kuşatması altında kaldıkları sırada, Vin ve Elend bu zorlu amaç için çalışmaya başlayalı çok kısa bir zaman olmuştu. Kuşatmanın demir yumruğu geride kalan her günle birlikte giderek daha da kapanırken, kadim bir efsane bir umut ışığı sunmaya başladı onlara. Efsanede bahsedilen Miraç Kuyusu'nun ne tür bir güç bahşettiği belli değil, hatta bu kuyunun gerçekten de var olup olmadığını bile kimse bilmiyor. Belki de Lord Hükümdar'ı alt etmek işin en kolay tarafıydı. Lord Hükümdar'ın yıkılışı sonrasında ortaya çıkan gelişmelere rağmen hayatta kalabilmek hiç de kolay olmayabilir. Son İmparatorluk'u okuduktan sonra araya çok fazla süre koymadan Kuşatma'yı okumaya koyuldum. Kuşatma'nın bir geçiş kitabı olduğunu biliyordum ve geçiş kitaplarını okumanın, adı üstünde bazı geçişleri yaşayıp o efsanevi finale ulaşmamız için bazı zorlukları barındırdığını da...ama eh, bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim. Kitabın çoğunluğunu politik meseleler, kaybolan ülkeleri tekrar kurtarmak için verilen diplomatik savaşlar, intikamlar, ihanetler ve sevmediğim pek çok karakterle dolu bölümler oluşturuyordu ve geçtiğimiz kitapta sevdiğim bazı karakterlere elveda demek zorunda kaldıktan sonra bu kitabı okumayı dürdürmek beni bazı noktalarda gerçekten zorladı. Ama tam anlamıyla gelişimine şahit olduğumuz karakterler de vardı ve sanıyorum bu kitapla iyice emin olduğum bir karara verdim: İşin sonunda hangi kararı verirse versin serideki en favori karakterim belliydi: Sazed. Sazed'ı ne kadar sevdiğimi size satır satır anlatmadan önce bazı karakter gelişimlerinden bahsetmek istiyorum. Spoiler olmaması adına konu gidişatından değil de duruşlarındaki ve diyaloglarındaki o değişimden bahsedeceğim. Örneğin Eldian. İlk kitaptan beri soylu ailelerin arasındaki o görünmez haykırışının, o sessiz isyanını vurgulayan ve kendi için ne doğruysa onu yapan bir karakterdi. Bu kitapla birlikte bazı kişilerin ve olayların onu getirdiği konumun da yardımıyla tam anlamıyla kendini bulduğunu düşünüyorum, hatta bazı sayfalarda gerçekten de farklı birine mi dönüşecek ne oluyor bile dedirtse de sonunda kendini buldu. Aynı durum Vin için de geçerli. İtiraf etmeliyim, bu serinin ana karakteri o ve bazen kendisine katlanamıyorum. Biliyorum yaşadıkları, kişiliği onu verdiği kararları vermesine zorluyor ama yine de bazı davranışları, ters tavırları kendisinden uzaklaştırıyordu ama bu kitapta bazı doğru kararlar vererek kendi gelişim sürecine ışık yakan hareketlerde bulunmasıyla kalbimi kazandı. Üçüncü kitapla sevdiğim karakterlerin arasına bile grebilir.Belki. Sanderson'ın en sevdiğim özelliklerinden biri sanıyorum kitabı yalnızca ana karakterlerin etrafında döndürmemesi. Yan karakterlerde var ve yaşıyorlar, birer figüran değiller. Ve onca olayın yaşandığı bir fantastik evrende onların da hikayeleri ve amaçları anlatılıyor. Ham gibi, Breeze gibi karakterleri tanıyarak okumayı gerçekten çok seviyorum. Ekibin birbiriyle iletişiminin bu denli doğal ve samimi veriliyor olmasını seviyorum,onlarla birlikte masanın başında sohbet ediyormuş hissini seviyorum. Ayrıca bu kitapla daha iyi anladığımız OreSeur gibi karakterleri okumak da benim için çok keyifliydi. Ve Sazed. Fedakar, anlayışlı, sorgulayan ve ömrünü bir amaç için yolculuğa adamış Sazed. Diğer karakterleri kimi zaman zihnimde tam olarak betimleyemesem de ilk kitapta sahneye adım attığı anda şekillenivermişti düşüncelerimde görünüşü. Bilemiyorum, bana çok farklı bir güveni aşılıyor. Belki de o yüzden Vin'in onun yanında kendini bu kadar rahat hissetmesini anlıyorum. Her zaman yanında olacağını bildiğin biri, ne olursa olsun seni sonuna kadar koruyacak ve yol gösterecek biri. Bir öğretici ve bir bilge. Hayatı sayısız kez yaşamış ve gölgelerin ardında gerçeği arayan bir araştırmacı. Son kitapta özellikle onun yolculuğunu okumak istiyorum. Kararlarının ve değişiminin onu nereye götüreceğini merak ediyorum. Ve final...Nasıl böyle bitirebilirsin, onca ters köşeden sonra bunu da yazar bunu da yapmaz dediğim her şeyi yaparak vurucu bir finalle bitirdi. Acilen üçüncü kitabı okumak istiyorum.
Sissoylu - KuşatmaBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20151,157 okunma
·
657 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.