Kimse,görmek istemeyenler kadar kör değildir !
Körlük uzun süredir kitaplığımda bulunan bir eserdi.Hep okumayı düşündüm ama bir türlü sıra ona gelmedi🤗Belki vakti değildi bilemiyorum.Nil ile telefonda konuşurken bir anda okuma kararı aldık ve şimdi iyi ki okuduk diyorum.😉
Saramago’nun kendine has bir yazım tarzı var okuyanlar bilirler. Saramago ile tanışmayanlar icin belirtmem gerekirse imla kuralları ve noktalama işaretleri ile arası olmayan bir yazar.
Kitabı okumaya başladığınızda kurguya,betimlemelere kapılıp kendi iç dünyanızda ruhani bir yolculuğa çıkacaksınız ve emin olun karekter isimlerinin olmaması bile sizi etkilemeyecek dehşet bir kitaptan bahsedeceğim🤗
Oldukça başarılı bir şekilde ele alınan görme yetisi kayıpları toplumsal bir sorun olmaktan çıkıp evrimsel bir hal almaya başlayınca kitabı okuma merakım daha da arttı.
Yaşam tamamen durmuşken,hayatta kalma mücadelesi,kaos,pislik,açlık,zorbalık sadece ama sadece insanî temel ihtiyaçları karşılama yolunda verilen kayıplar, aslında bizim evrende yer edinme çabamızın gereksizligini çok güzel anlatıyor.Kısaca Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya,insanın karanlık yüzünün simgesi.Toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken,ırk,milliyet, sınırlar,inançlar, gelenekler,statü,mevki,politika ve daha birçok olgu kitapta en basite indirgenerek sadece insan olma ve şartlar ortadan kalktığında herkesin eşit bir şekilde insani zaruri ihtiyaçlarına odaklanarak insana dair son umut kırıntısını da bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğiyle sergileyen unutulmaz bir eser.
Son olarak sürekli ilk kör,ilk körün karısı,doktor,siyah bantlı yaşlı adam,gözyaşı yalayan köpek,doktorun karısı,şaşı çocuk,koyu renk gözlüklü genç kız,diye tekrara düşmekten yorulduğum doğrudur🤗
Kitabı okumak isteyen herkese tavsiye ederim . Sevgiler