Kitap ilk okunduğunda önce Bastiani Kalesi'nden kaçışın Drogo'yu kurtarabileceği düşünülür ama bence hayatı nerede yaşarsanız yaşayın bir yönüyle hep böyle bir kalenin içindesinizdir. Aslında kaçacak ya da gidecek bir yer yoktur. Kim olduğunuzun, nerede olduğunuzun da bir önemi yoktur çünkü üç boyutlu evrende insan aynı anda sadece sınırlı bir mekanda olabilir ve işte tam da orası sizin Bastiani kaleniz olur. Bir yanınız her zaman çöldür, bir yanınız her zaman umuttur, bir yanınız her zaman acabadır, bir yanınız her zaman ıssızdır, bir yanınız her zaman kalabalıktır. siz aslında hep orada olan bu duygular arasında geçiş yaparak bir şeylerin değiştiğini ya da değişeceğini zannedersiniz. Değişen şey sabit noktalar arasındaki durumunuzdur ve bu sizi hiçbir yere götürmez. Bunun ötesinde bir hayat hiçbir zaman var olmadı ve hiçbir zaman da var olmayacak. Dar sınırlarımız içerisinde hiçbir zaman parçası olamayacağımız daha geniş bir evrenin hayaliyle yaşayacağız. İnsan hep umutla yaşayacak, hep kahrolarak bekleyecek ve hep bütün bunlardan arınmış olarak bırakacak kendisini ölümün ellerine.