·152 syf.····Okunma: 29 Ekim 2010 03:04 Kitaba başlarken siyasi içeriği var, sosyalizm, Stalin falan ben çok sıkılırım diye düşünmüştüm. Ama hiç alakası yokmuş, büyük keyifle okudum. İçinde yer yer resimleri de olan çok eğlenceli bir kitapmış Hayvan Çiftliği.
Hayvan Çiftliği'nde karakterler hayvanlardır. Beylik Çiftliği'nde yaşayan hayvanlar kendilerini sömürdüğünü düşündükleri için sahiplerine baş kaldırır ve bir ayaklanma ile onu çiftlikten kovarlar. Çiftliğin adını da Hayvan Çiftliği olarak değiştirirler. "Dört ayak iyi, iki ayak kötü" prensibiyle tüm insanları düşman ilan ederler ve insansız bir çiftlik kurarlar. Amaç daha eşitlikçi bir toplum kurmak olsa da yönetimi ele alan domuzlar insanlardan daha beter, daha acımasız bir diktatörlük kurar. İşte burada devreye giren domuzlardan lider olanının Stalin'i simgelediği söylenir.
Zaten roman Stalin'i ve ülkesini hicvettiği için ABD ve İngiltere 2. Dünya Savaşı sırasındaki müttefikleri Stalin'i gücendirmemek için savaşın en kritik döneminde kitabı basmamayı tercih ettiler. Ayrıca Afrika'da da yozlaşmış bazı liderler kitapta anlatılanları üzerlerine alındığı için 1991'de Kenya'da da yasaklandı.
Kitabın başlarında Koca Reis'in şu öğüdüne bayıldım: Ve en önemlisi, hiçbir hayvan kendi türünden olanlara zorbalık etmemeli.
Şu kısım da çok hoşuma gitti:
Okuma yazma sınıflarının yanı sıra, tavuklar için Yumurta Üretim Kurulu, inekler için Temiz Kuyruklar Birliği, sıçanlar ve tavşanların evcilleştirilmesi için Yabanıl Yoldaşların Yeniden Eğitimi Kurulu'nu kurmuş, koyunlar için de Daha Beyaz Yün Hareketi'ni oluşturmuştu.
Şu güzel alıntıyla yazımı sonlandırıyorum:
"Gerçi gençken de doğru dürüst okuyamazdım ya. Ama bana öyle geliyor ki, yazıda bir değişiklik var. Yedi Emir eskisi gibi duruyor mu, Benjamin?"
Benjamin, ilk kez ilkesini bozdu ve duvardaki yazıyı Clover'a okudu. Duvarda tek bir emir yazılıydı:
BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR
AMA BAZI HAYVANLAR
ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR