·352 syf.····Okunma: 24 Temmuz 2021 02:42 “Kitap bir ayna gibidir. İçinde daima kendimizi görürüz.”
Nefes kesici bir maceraya dahil olmak isteyenler, toplanın! Genç Timaş’ın en iyi işlerinden birisi olan Malamander’ın devam kitabı olan “Gargantis” ile geldim karşınıza. Büyük Nautilus Oteli’nin kayıp eşya sorumlusu Herbert Limon ile cesur maceraperest Violet Parma’nın, suların hiç durulmadığı Tuhaf Deniz Kasabasında başlayan, denizin soğuk ve karanlık derinliklerinden geçen olağanüstü macerası hız kesmeden devam ediyor!
Malamander efsanesinden sonra tüm tehlikenin geçtiğini düşünen ikili Herbie ve Violet’in başı, bu sefer tüm kasabanın üzerinde patlamaya hazır bir şekilde dolaşan fırtına bulutları ile dertte. Balıkçıların söylediğine göre buna sebep olan şey efsanevi bir canavar: Gargantis. “Canavar diye bir şey yok!” dediğinizi duyar gibiyim. Ama sizleri daha önce uyarmıştım, imkânsızın gerçekleşebileceği bir yer varsa, o da Tuhaf Deniz Kasabası’dır. Ve bilirsiniz ki efsanelerin, yeniden hayat bulmak gibi bir alışkanlığı vardır. Göz alıcı bir ışıkla parıldayan antik bir eser sahile oturup, kapüşonlu esrarengiz bir adam tuhaf tavırlarla Büyük Nautilus Oteli’nde cirit atarken, Herbie ve Violet; Gargantis’in ne istediğini ve hazinesini ilk etapta kimin çaldığını bulmak için ellerinden geleni yapacak fakat suçlu, gizli kimliklerle dolu bu kasabada yoldan geçen herhangi biri olabilir! Bazen yolu bulabilmek için fırtınanın içine girmekten başka çare de kalmayabilir.
Malamander’i bayılarak okumuştum. Gargantis de bir o kadar iyiydi. Devam kitabı olarak sayılsa da başlı başlına yeni bir macera sunuyor okuyucusuna. İlk kitaba yapılan minik göndermeler ve hatırlatmalar da çok tatlıydı. Çocuk kitabı kategorisinde olmasına karşın yetişkinlere de hitap eden bir kitap. Gerek yazarın kaleminin akıcılığı, gerek kurgunun kendine ait gizemli dünyası sayesinde zevkle okuyacağınıza inandığım bu kitabı sizlere de öneriyorum.