Puan vermedi·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ekim 2021 18:07 Birkaç yıl önce böyle bir kitabın varlığından haberim yoktu. İçerisindeki alıntıları orada burada görüp beğenince okumaya karar verdim ama bir türlü cesaret edemedim. Yarım bırakmaktan korktum. Yarım bırakmamak için hazırlık yaptım. Önce diğer kitaplarını okudum Oğuz Atay'ın. Sonra araya başka kitaplar girdi. Sonra dedim ki "Artık hazırım Turgut. Yolla bakalım." İlk denememde ellili sayfalara kadar geldim. Sonra kendimi kitaba çok kaptırdığımı hissettim. Kitabı okudukça ben de Selim'e benziyordum. Bir şeylere tutunma gücüm azalıyordu. Bıraktım kitabı. Neşeli biri olmak istiyordum. Neşeli biri olamadım. Kitabı yarıda bırakmak da kurtarmadı beni. Geri döndüm. Baştan başladım. Bu sefer 200 sayfa civarı okudum.
Para kazanmam lazımdı. İnsanın ekonomik kaygıları olunca kendine acımaya zamanı olmuyor. Yine yarım bıraktım. Çok uzun bir zaman geçti aradan. Artık kendime acıyabilirim dedim. Kitabın beni hasta etmesine izin verdim. Sonuna kadar okudum. Yine bırakmayı düşündüğüm yerler oldu. Mesela 100 sayfa süren noktasız virgülsüz kısım. Mesela Selim'in manzumeleri. Bir yandan da hoşuma gidiyordu çünkü benim yerime Selim ve Turgut düşünüyordu çoğu şeyi. Fazla düşünme hastalığına sahip olan biri olarak onları böyle görünce mutlu oldum. O kadar çok konuştular ki benim düşünmeye fırsatım olmadı. Hiç sıra bana gelmedi. Düşünmemek hoşuma gidiyordu.
Uzun uzun aralar vererek yaklaşık 100 günde bitirdim kitabı. Bitirince mutlu olmadım. Bir sigara yaktım. Bomboş hissettim yine. Boyut kaybetmiş gibi.
Sanırım herkes tutunamadığı ölçüde okuyabiliyor bu kitabı. Şimdi "Ben de tutunamadım." demek içinde kibir barındıran mütevazi bir cümle gibi geliyor. Ben biraz tutundum. Hile yaptım. Elimde ne varsa ona tutundum yaşamak için. Aileme tutundum, arkadaşlarıma tutundum, becerebildiğim kadar aşık olmaya çalıştım. Ona tutundum. Yine de eksik hissettim. Tutunduğumuz şeylerin de bize tutunması gerekmez miydi? Öyle olsaydı herkes halden anlardı. Birbirimizi tutardık. Kimse "tutunamadım hayata" diyerek intihar edemezdi öyle. Düşşek de beraber düşerdik. Ölsek bile koymazdı bize. Ölümü hafife alırdık, o da bize acayip gıcık olurdu. Bu kitabı da kimse okumazdı o zaman.