Puan vermedi·224 syf.··
2021 77. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2021 09:06
Zihin kendini koruma içgüdüsüyle olumsuz deneyimleri saklasa da mahzende, beden yaşadığı sorunlarla ve hastalıklarla, hayır bunun farkına vararak bunları aşabilirsin diyor. Yüzyıllardır en büyük hastalıkların stresten kaynaklı olduğunu söylemiyor muyuz? İnsanın hastalığının da doktorunun da kendisinin olması, yaşadığı olayları analiz edip çözebilirse geçebileceğinin veya hafifleyeceğinin göstergesi değil mi? Bu süreğen bir durum, hayat devam ettikçe olaylarla birlikte yorumlamanın ve kabul etmenin de varlığının olması gerekiyor. Çocukluk yaşantılarının çok önemli olduğunu, yetişkinlerin çocuk eğitiminde kendi geçmişlerini yansıtmakla birlikte çocukları anlamaktan uzak kaldıkları görülmektedir. Çocuklukta yaşanılan olumsuz deneyimlerin etkisinin devam etmediğini düşünmek, yokmuş gibi davranmak bizim şu anımızı daha fazla etkilediğini söylemekte yazar. Yazar bireye ahlaksal değerlerden ziyade hangi kararı vereceği konusunda özgürlük tanınması gerektiğini belirtiyor. Açıkçası kitap bir şeylerin bilincinde olmak için evet güzel bir kaynak. Fakat affetmenin iyileştirici etkisinin az gibi gösterilmesi konusunda hemfikir olamadım. Ebeveyn davranışları, kuşaklar boyu devam eden örüntülerin bir sonucu olabiliyor. Evet; birey kendini geliştirdiğinde, kendinin farkına vardığında hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkilerini daha iyi yapılandırabilir. Fakat ne olursa olsun insan olmak demek hata yapabilmek demek benim için. Belki ilk kabul etmemiz gereken budur. Ben hata yapabilirim, karşımdaki hata yapabilir. Sonucunda anladı mı hatasını, elinden geleni yapıyor mu değişim için? Bilmiyorum benim için sanırım bunlar daha değerli. Ebeveynlerimin halen yanlış şekilde davrandıklarını, onlara kızdığım noktalar olduğunu farkındayım. Ama kaçmaktan çok kendi yaşam alanını çiçeklerle donatmak daha mantıklı geliyor bana. Sonuçta her yer insanlarla dolu ve ailemle olan örüntüyü başka bir ilişkide de karşılaşabilirim. Önemli olan öz saygını zedeleyecek ilişkilerde gerekli sınırları getirebilmek. İleride çocuğumun ebeveyni olarak umarım onu derinden sarsan olumsuz deneyimler yaşatmam, iyilik yapayım derken gözünü çıkartmam. Deneyim, bilgi, kişilik, çevre... ile ileride görebilmek ve bu kitap yorumunu okuyabilmek dileğiyle.
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,211 okunma
·
861 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Zaten yazar da sürekli bunu açıklamaya çalışmış.İnsanlara terapide bile ebeveynlere ya da ebeveynin yerine giren kişilere karşı anlayışlı olunması gerektiği söylenir,o öyle gördü öyle öğrendi,onu affet ve yükünü hafiflet.Ama yazar bedenin affederek düzelemeyebileceğini söylüyor ,temel düşüncelerinden biri bu.Ve zaten ebeveynleri sevmek zorunda olmadığımızı kabullenmediğimizi de belirtmiş.Ayrıca sonsöz kısmında anne-baba olarak bahsettiği kişilerin o rolü yüklediğimiz kişiler olduğunu da söylemiş,bunlar bizi doğurup büyüten insanlar olmak zorunda değil yani.Kendi fikrimi belirtmek istedim.İnceleme için teşekkürler.