Beden Asla Yalan Söylemez (Üzerini Örttüğümüz Her Şeyin Altında Kalırız)Alice Miller

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.004
Gösterim
Adı:
Beden Asla Yalan Söylemez
Alt başlık:
Üzerini Örttüğümüz Her Şeyin Altında Kalırız
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134655
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Dansuk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
Birine öfkelenme özgürlüğümüz yoksa onu sevmeyi seçemeyiz. Sevmeme özgürlüğümüz olmayan birini gerçekte(n) sevemeyiz.

Birine karşı hissettiğimiz duygu "ona karşı hissetmemiz gerekenler" diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile.

Gerçek hayatta "Böyle hissetmem lazım!", "Şöyle hissetmemem lazım!" diye bir şey yoktur çünkü. Hisler ne yöne gideceklerini gerekliliklere sormazlar. Hiçbir 'gerçek' ve olgun ilişki özünde nesnel değildir. Özneler 'gerçek' paylaşımlarını nesnellik üzerinden kurmazlar.

Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akamayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir. İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder.

Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız çünkü. Eksik olduğumuzu ararız, hem de eksik bırakandan ya da ona benzeyenden. Noksanımızı, bizi zaten noksan bırakandan dileniriz bir ömür boyu.

Oysa yapabileceğimiz yegâne şey alamadığımız ilgiyi, saygıyı, duygularımıza dair anlayışı, korumayı ve koşulsuz sevgiyi kendimize gösterebilmemizdir. İnsan ancak kendi kendinin ebeveyni olabildiğinde yetişkin, özgür ve mutlu olabilir.

Bunlar içinizde bir yerlere biraz tanıdık geliyorsa bu kitabı okumaya hazırsınız. Size bu kitabın kimle veya kimlerle ilişkinize dair olduğunu söylemeyeceğim yine de… Çünkü biliyorum ki söylersem kaçacaksınız. Size iyi gelmediği, sizi mahvettiği, sizi hasta ettiği, sizi mutsuz ettiği hâlde kaçacaksınız.

Oysa kaçmanın kendisiydi asıl korkunuz. Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek. Sizi kendinizin şifalı ellerine doğru çağırıyorum.
- Cem Mumcu-

Yetenekli Çocuğun Dramı adlı dünyaca ünlü kitabın yazarı Alice Miller, Beden Asla Yalan Söylemez ile bu hastalıkların nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlâk kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele alır.
(Tanıtım Bülteninden)
Aklın,unutturmaya çalıştığı travmalarının cezasını bedenimizle ödüyoruz. Bedenimizi,ruhumuzu,aklımızı dinlemenin neden önemli olduğunu anlatan çarpıcı bir gözlemler dizisi. Düşüncelerine ve tespitlerine hak vermemek elde değil.
Kitabı ilk elime aldığımda öncelikle yazarı hiç tanımamanın pişmanlığını yaşadım bir çoğumuza kişisel gelişim kitabı gibi gelebilir özellikle isminden dolayı sadece beden dilinin ne anlama geldiğini anlatan bir kitap gibi gelebilir ancak yazarın hayatını okuyup bir de sayfaları karıştırınca elinize sağlam bir kaynak aldığınızın bilincine ulaşıyorsunuz aslında kitabın tam ismi ''Beden asla yalan söylemez .Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız'' ikinci cümle her şeyin özeti aslında altında kalıyoruz öylesine eziliyoruz ki.
Kitaba gelicek olursak birinci bölüm ağzınızda öyle bir tat bırakıyor ki bağımlılık yaratıyor keşke biraz daha uzun tutulsaydı diyorsunuz bu bölümde yazarların bu kadar ünlü olmasının temel sebebinin ailenin otoriter tavırları her ne kadar kaliteli eserlerin ortaya çıkışı bu bozuk aile yapılarına dayansa da yazarı ölüme götüren şey de bu oluyor ne yazık ki.Diğer bölümlerde güzeldi özellikle sonda verilen bir anoreksiya hastası kızın günlüğünün değiştirilmeden aynen verilmesi aile tavırlarının ne kadar belirleyeceği üzerine enfes bir günlüktü ve kız sonuda terapistin doğru yaklaşımı sayesinde kurtuldu .
Kitabın en önemli vurgusu ailede görülen istismarın her türlüsünün bireye verilen zararın telafisinin çok zor olduğu ve yanlış buyrukların affetme gibi ne kadar yokuşa sürdüğü.Freud un sürekli çoçukla ilgili belirtiği birkaç noktanın antitezi niteliğinde bu eserin her psikoloji öğrencisine öneririm aslında herkes okumalı tabi ama ilk önce Freud u okumanızı tavsiye ediyorum.Ağzımızdan çıkan sözlerin bedenimizi ne kadar etkilediğini bilmek istiyorsanız mutlaka okuyun derim.
"Beden asla yalan söylemez ama..." diyerek bitirdiğim bir kitap. Anne baba ile ilişkinin kopması gerekir mi diye çok sorduğum ve bu ilişkinin kopmaması gerektiğine inandığım için okurken savaştığım bir kitap. Kim kazandı derseniz, kitapta anlatılan öykülerde görüldüğü kadar travmatik bir ilişkim olmaması zannıyla, tabi ki ben. Şaka bir yana, bu kadar derin acılar yaşatan ilişkilerin elbette gözden geçirilmesi, gerekirse koparılması gerekir. Herkesin okuması ama okuduğunu hemen kabul etmemesi, sorgulaması gereken bir kitap.
Edebiyat tarihine damga vurmuş yazarların çocukluklarında yaşadıkları olayların yazarlıklarına nasıl etki ettiğini psikanalizm yöntemiyle kaleme alınmış güzel bir inceleme. Aynı zamanda aşk, ahlak üzerine ve ünlü insanların madde bağımlısı olmasının nedenlerini de anlaşılır bir dille kaleme alınmış. Okumak isteyenler ilk önce psikanalizm ve Freud hakkında bilgi sahibi olursa daha anlaşılır olur kitap
Beden Asla Yalan Söylemez'i okumaya başladığımda yazarın ebeveynlere hadsiz yüklendiğini düşünmüştüm. Fakat ilerleyen sayfalarda kitapta kendime dair şeyler buldum ve yazara hak verdim. Yazarın amacının okurlarına, ailelerine fütursuzca baş kaldırması gerektiğini telkin ettiğini düşünmüştüm. Oysa ki amacı, okurlarına aileleri yüzünden yaşadıkları travmaların saklanıldıkları ve kabul edilmedikleri zaman beden ve ruh için ne kadar tehlikeli olabilecekleri bilincini vermekmiş. Üstüne de bu problemle baş etmek için öneriler veriyor.
Diktatörler ve insanları hor görenler işte böyle doğarlar ; bu insanlar çocuk olarak asla saygı görmemişlerdir ve daha sonra yarattıkları devasa bir kudretin yardımıyla bu saygıyı kazanmak için ellerinden geleni yaparlar.
Kuralıdır; yardımcı bir şahit tarafından asla destek görmemiş, dövülmüş, eziyet görmüş, ve aşağılanmış çocuklar, ileride ebeveyn figürlerinin ettiği zulme çok fazla hoşgörü gösterir ve insanlık dışı bir muameleye maruz kalmış çocukların yaşadıkları acılara dikkat çekici derecede kayıtsız kalırlar. Kendilerine söylenmesini istedikleri en son şey, kendilerinin de bir zamanlar aynı topluluğa ait olduklarıdır. kayıtsızlık, gözlerini gerçeğe açmalarını engellemenin bir yoludur. Böylece insancıl niyetlerinden ne kadar emin olsalar da , kötülüğün savunucu haline gelirler.
Zoraki "sevginin" çok büyük bir zarar verebileceği gerçeğinin genel olarak farkına varılması şarttır. Çocukluklarında sevilen insanlar,bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir,onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur.Bir emre itaat, asla bir sevgi doğurmaz.
Alice Miller
Sayfa 61 - Okyan Us Yayın

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beden Asla Yalan Söylemez
Alt başlık:
Üzerini Örttüğümüz Her Şeyin Altında Kalırız
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134655
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Dansuk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayınları
Birine öfkelenme özgürlüğümüz yoksa onu sevmeyi seçemeyiz. Sevmeme özgürlüğümüz olmayan birini gerçekte(n) sevemeyiz.

Birine karşı hissettiğimiz duygu "ona karşı hissetmemiz gerekenler" diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile.

Gerçek hayatta "Böyle hissetmem lazım!", "Şöyle hissetmemem lazım!" diye bir şey yoktur çünkü. Hisler ne yöne gideceklerini gerekliliklere sormazlar. Hiçbir 'gerçek' ve olgun ilişki özünde nesnel değildir. Özneler 'gerçek' paylaşımlarını nesnellik üzerinden kurmazlar.

Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akamayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir. İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder.

Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız çünkü. Eksik olduğumuzu ararız, hem de eksik bırakandan ya da ona benzeyenden. Noksanımızı, bizi zaten noksan bırakandan dileniriz bir ömür boyu.

Oysa yapabileceğimiz yegâne şey alamadığımız ilgiyi, saygıyı, duygularımıza dair anlayışı, korumayı ve koşulsuz sevgiyi kendimize gösterebilmemizdir. İnsan ancak kendi kendinin ebeveyni olabildiğinde yetişkin, özgür ve mutlu olabilir.

Bunlar içinizde bir yerlere biraz tanıdık geliyorsa bu kitabı okumaya hazırsınız. Size bu kitabın kimle veya kimlerle ilişkinize dair olduğunu söylemeyeceğim yine de… Çünkü biliyorum ki söylersem kaçacaksınız. Size iyi gelmediği, sizi mahvettiği, sizi hasta ettiği, sizi mutsuz ettiği hâlde kaçacaksınız.

Oysa kaçmanın kendisiydi asıl korkunuz. Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek. Sizi kendinizin şifalı ellerine doğru çağırıyorum.
- Cem Mumcu-

Yetenekli Çocuğun Dramı adlı dünyaca ünlü kitabın yazarı Alice Miller, Beden Asla Yalan Söylemez ile bu hastalıkların nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlâk kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele alır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • AylinB.
  • Furkan Cihangir
  • desperles
  • Ayşenur Setdibi
  • Doruk Toraman
  • Fahriye
  • Sergen GÜÇLÜ
  • Rosé M.
  • Yaprak Aytaş
  • Emin Erçelik

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.4
Erkek
%28.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.3 (5)
9
%10.5 (2)
8
%26.3 (5)
7
%26.3 (5)
6
%10.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0