Beden Asla Yalan Söylemez Üzerini Örttüğümüz Her Şeyin Altında Kalırız

8,3/10  (17 Oy) · 
32 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.825 gösterim
Birine öfkelenme özgürlüğümüz yoksa onu sevmeyi seçemeyiz. Sevmeme özgürlüğümüz olmayan birini gerçekte(n) sevemeyiz.

Birine karşı hissettiğimiz duygu "ona karşı hissetmemiz gerekenler" diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile.

Gerçek hayatta "Böyle hissetmem lazım!", "Şöyle hissetmemem lazım!" diye bir şey yoktur çünkü. Hisler ne yöne gideceklerini gerekliliklere sormazlar. Hiçbir 'gerçek' ve olgun ilişki özünde nesnel değildir. Özneler 'gerçek' paylaşımlarını nesnellik üzerinden kurmazlar.

Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akamayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir. İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder.

Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız çünkü. Eksik olduğumuzu ararız, hem de eksik bırakandan ya da ona benzeyenden. Noksanımızı, bizi zaten noksan bırakandan dileniriz bir ömür boyu.

Oysa yapabileceğimiz yegâne şey alamadığımız ilgiyi, saygıyı, duygularımıza dair anlayışı, korumayı ve koşulsuz sevgiyi kendimize gösterebilmemizdir. İnsan ancak kendi kendinin ebeveyni olabildiğinde yetişkin, özgür ve mutlu olabilir.

Bunlar içinizde bir yerlere biraz tanıdık geliyorsa bu kitabı okumaya hazırsınız. Size bu kitabın kimle veya kimlerle ilişkinize dair olduğunu söylemeyeceğim yine de… Çünkü biliyorum ki söylersem kaçacaksınız. Size iyi gelmediği, sizi mahvettiği, sizi hasta ettiği, sizi mutsuz ettiği hâlde kaçacaksınız.

Oysa kaçmanın kendisiydi asıl korkunuz. Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek. Sizi kendinizin şifalı ellerine doğru çağırıyorum.
- Cem Mumcu-

Yetenekli Çocuğun Dramı adlı dünyaca ünlü kitabın yazarı Alice Miller, Beden Asla Yalan Söylemez ile bu hastalıkların nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlâk kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele alır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2014
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786055134655
  • Çeviri:
    Cihan Dansuk
  • Yayınevi:
    Okuyan Us Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yasemin Karagöllü 
 08 Mar 19:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aklın,unutturmaya çalıştığı travmalarının cezasını bedenimizle ödüyoruz. Bedenimizi,ruhumuzu,aklımızı dinlemenin neden önemli olduğunu anlatan çarpıcı bir gözlemler dizisi. Düşüncelerine ve tespitlerine hak vermemek elde değil.

Fahriye 
21 May 19:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitabı okumaya başladığım andan itibaren yazara tepkili okudum. Durup durup "hayır ama ya nası olur" diye düşündüm. Belki bundaki ana sebep kitaptaki gibi ebeveynlere sahip olmadığımdan ötürü; anne babaya sevgi duymamak, hürmet etmemek, hatta hayatından çıkartmak gibi şeyler bana ağır geldi. Fakat kitabın içine girdikçe yazarı onayladığımı fark ettim. Kitap, çocukluğumuzun hayatımızdaki yerinin önemini fark etmemi de sağladı. Ve son olarak anoreksiya bölümünde çok etkilendim. Psikoloji- psikiyatriye ilginiz varsa kitabın dikkatinizi çekeceğinden eminim.

Cemre Kara 
05 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı ilk elime aldığımda öncelikle yazarı hiç tanımamanın pişmanlığını yaşadım bir çoğumuza kişisel gelişim kitabı gibi gelebilir özellikle isminden dolayı sadece beden dilinin ne anlama geldiğini anlatan bir kitap gibi gelebilir ancak yazarın hayatını okuyup bir de sayfaları karıştırınca elinize sağlam bir kaynak aldığınızın bilincine ulaşıyorsunuz aslında kitabın tam ismi ''Beden asla yalan söylemez .Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız'' ikinci cümle her şeyin özeti aslında altında kalıyoruz öylesine eziliyoruz ki.
Kitaba gelicek olursak birinci bölüm ağzınızda öyle bir tat bırakıyor ki bağımlılık yaratıyor keşke biraz daha uzun tutulsaydı diyorsunuz bu bölümde yazarların bu kadar ünlü olmasının temel sebebinin ailenin otoriter tavırları her ne kadar kaliteli eserlerin ortaya çıkışı bu bozuk aile yapılarına dayansa da yazarı ölüme götüren şey de bu oluyor ne yazık ki.Diğer bölümlerde güzeldi özellikle sonda verilen bir anoreksiya hastası kızın günlüğünün değiştirilmeden aynen verilmesi aile tavırlarının ne kadar belirleyeceği üzerine enfes bir günlüktü ve kız sonuda terapistin doğru yaklaşımı sayesinde kurtuldu .
Kitabın en önemli vurgusu ailede görülen istismarın her türlüsünün bireye verilen zararın telafisinin çok zor olduğu ve yanlış buyrukların affetme gibi ne kadar yokuşa sürdüğü.Freud un sürekli çoçukla ilgili belirtiği birkaç noktanın antitezi niteliğinde bu eserin her psikoloji öğrencisine öneririm aslında herkes okumalı tabi ama ilk önce Freud u okumanızı tavsiye ediyorum.Ağzımızdan çıkan sözlerin bedenimizi ne kadar etkilediğini bilmek istiyorsanız mutlaka okuyun derim.

H. Havva Ergün 
 18 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

"Beden asla yalan söylemez ama..." diyerek bitirdiğim bir kitap. Anne baba ile ilişkinin kopması gerekir mi diye çok sorduğum ve bu ilişkinin kopmaması gerektiğine inandığım için okurken savaştığım bir kitap. Kim kazandı derseniz, kitapta anlatılan öykülerde görüldüğü kadar travmatik bir ilişkim olmaması zannıyla, tabi ki ben. Şaka bir yana, bu kadar derin acılar yaşatan ilişkilerin elbette gözden geçirilmesi, gerekirse koparılması gerekir. Herkesin okuması ama okuduğunu hemen kabul etmemesi, sorgulaması gereken bir kitap.

FeradL 
 29 Haz 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Edebiyat tarihine damga vurmuş yazarların çocukluklarında yaşadıkları olayların yazarlıklarına nasıl etki ettiğini psikanalizm yöntemiyle kaleme alınmış güzel bir inceleme. Aynı zamanda aşk, ahlak üzerine ve ünlü insanların madde bağımlısı olmasının nedenlerini de anlaşılır bir dille kaleme alınmış. Okumak isteyenler ilk önce psikanalizm ve Freud hakkında bilgi sahibi olursa daha anlaşılır olur kitap.

Kitaptan 10 Alıntı

Fahriye 
19 May 14:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Öfke duygularında ifade edildiği gibi, bedenimizin söylediklerini duymazdan gelirsek, kendimizi sevemeyiz, sayamayız, anlayamayız.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Fahriye 
21 May 13:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Daha önce suistimal edilmiş çocukların ebeveynlerine duydukları "sevgi" sevgi değildir. Beklentilerle, yanılsamalarla ve inkârlarla dolu bir bağlılıktır ve bütün bunların bedeli çok yüksektir.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Fahriye 
16 May 14:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Başka birini memnun etmeye çalıştığımız sürece asla doğru şeyi yapamayız.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Fahriye 
19 May 00:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Zoraki sevgi, sevgi değildir. Zoraki sevgi, yalnızca herhangi samimi bir iletişimin olmadığı, aslında var olmayan bir sıcaklık ve samimiyet taklidinin yapıldığı, kini hatta nefreti maskelemek üzere yaratılmış yapmacık bir şefkat ifadesinden ibaret "sahte" bir ilişkiye yol açar. Asla gerçek bir karşılaşmaya yol açamaz.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Fahriye 
21 May 01:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Gözlerini kaçırıyorsun, deli olduğumu düşünüyorsun. Tamam, acı veriyor bu. Ama yine de sizden biri olmaktan daha iyidir.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Damla Coşkun 
16 Şub 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Diktatörler ve insanları hor görenler işte böyle doğarlar ; bu insanlar çocuk olarak asla saygı görmemişlerdir ve daha sonra yarattıkları devasa bir kudretin yardımıyla bu saygıyı kazanmak için ellerinden geleni yaparlar.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller (Sayfa 23)Beden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller (Sayfa 23)
funda doğan 
29 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kuralıdır; yardımcı bir şahit tarafından asla destek görmemiş, dövülmüş, eziyet görmüş, ve aşağılanmış çocuklar, ileride ebeveyn figürlerinin ettiği zulme çok fazla hoşgörü gösterir ve insanlık dışı bir muameleye maruz kalmış çocukların yaşadıkları acılara dikkat çekici derecede kayıtsız kalırlar. Kendilerine söylenmesini istedikleri en son şey, kendilerinin de bir zamanlar aynı topluluğa ait olduklarıdır. kayıtsızlık, gözlerini gerçeğe açmalarını engellemenin bir yoludur. Böylece insancıl niyetlerinden ne kadar emin olsalar da , kötülüğün savunucu haline gelirler.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Cemre Kara 
04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Antonio R.Damasio
"Duygular bir lüks değildir, varoluş mücadelesi sırasında uzatılan karmaşık bir yardım elidir."

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice MillerBeden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller
Tolga 
27 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Zoraki "sevginin" çok büyük bir zarar verebileceği gerçeğinin genel olarak farkına varılması şarttır. Çocukluklarında sevilen insanlar,bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir,onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur.Bir emre itaat, asla bir sevgi doğurmaz.

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller (Sayfa 61 - Okyan Us Yayın)Beden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller (Sayfa 61 - Okyan Us Yayın)