·240 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2021 15:44 Herkese merhaba!
Kitabın başından sonuna kadar nedenini bir türlü öğrenemediğimiz bir sebepten ötürü bulunduğu şehir ve okuldan sürülen genç bir öğretmen ve sürüldüğü yerde başına gelenler üzerine bir kurguya dayanan bu seri, çağdaş edebiyatımızın ilk gotik edebiyat örneklerinden biri olarak tanınıyor. Bu bilinmezlik elbette ki kitabın atmosferi, yazım tarzı ile de paralellikler gösteriyor.
Nehir, hayat dolu bir genç kadın olmasına rağmen, bu sürgün nedeniyle, kendi ruhuna tamamıyla ters düşen bir atmosferin içerisinde buluyor kendini. Gotik atmosferi yerelleştirerek, gelenek, görenek ve sözlü sanatta yer edinmiş öğeler ile birleştiren Erbulak, olay örgüsünü yavaş yavaş ve emin adımlarla kuruyor ve kitabın sonunda sizi merak içerisinde bırakıyor. Şimdi ne olacak? Olaylar nasıl çözümlenecek? Bu insanlar kim?
Kendi okuma sürecim özelinde değerlendirmem gerekirse bana göre temposu fazla yavaş başlayan bir eser Sürgün. Evet, bu bir seri belki ve her bir kitap buna göre kurgulanmış kuşkusuz. Ancak yine de, biraz daha temposu yüksek, daha derinlikli bir başlangıç okurun seriye devam etmesi için önemli bir bileşen diye de düşünmeden edemiyorum ister istemez. Devamını merak etmiyor değilim ama ikinci ve üçüncü kitabı koşarak alma hissi de içimde oluşmadı açıkçası. Eser kötü mü değil, bu türde okumayı yapmayı sevenler için bence farklı bir alternatif de olabilir. Ancak belirttiğim sebeplerden ötürü aşırı hevesli değilim devamını okumak için.