·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ekim 2021 02:43 Baragan'ın Devedikenleri #okudumbitti
Kitap 1907'nin Romanya'sında Tuna Nehri kıyısında bir balıkçı köyünde geçiyor.
Hikayenin kahramanlarından biri, Kostake'nin şu sözleri dönemi güzelce özetliyor aslında:
" İşte devedikenlerinin hakiki hikayesi. Kiokoi devedikenleri! Cellat devedikenleri! (Zalimler kastediliyor) Ucu bucağı olmayan bir Baragan haline gelen fazlasıyla sabırlı memleketimizin üzerinde şiddetle hüküm süren cüzzam! Bininci defa olarak kendime soruyorum: Nasıl oluyor da köylüler tenda'larını istila eden, sırtlarına binen ve son damlalarını da akıtan bu devedikenlerinin ısırıklarını duymuyorlar? Nasıl oluyor da öfke tepelerine çıkmıyor? Ve öz yuvalarından kendilerini kovan bu ayrıkotlarının topunu birden ateşe vermiyorlar?"
Yazar toplumsal uyanış, ayaklanma ve ardından devlet eliyle yargısız infaz edilen 11.000 köylünün hikayesini o kadar güzel anlatmış ki kendisini ayakta alkışlamak isteyebilirsiniz. Kitapta anlatılanlar tamamen gerçeklere dayanıyor.
Panait İstrati'ye Balkanlar'ın Gorki'si deniyormuş ve tüm kitapları kendi yaşamından ve çevresindeki insanların hayatından izler taşıyormuş.
Bana Jorge Amado'nun Kızıl Tarlalar'ını da anımsattı.
Baragan üzerinde sadece devedikenleri yetişen uçsuz bucaksız bir bozkır. Geçenler internette bir Baragan videosu görünce hemen kitabı daha fazla bekletmemeye karar verdim. İyi de oldu; hem 100 yıllık hem de eskimemiş bu öyküde yazar "...bütün memleket bir Baragan'dan ibaret ve üzerinde dolaşan eli kamçılılar, devedikenlerinden çok daha zehirli." diyor. Fazla tanıdık değil mi?