Öncelikle konu şu: Köle gibi çalıştırılan işçilerin ve haksız yere işten çıkarılan Fikri'nin hikayesini anlatan bir kitap.Kitap öncelikle Fikri'nin nişanlısı Remziye'nin fabrika'da Ustabaşı Hasan tarafından sarkıntılığa uğraması ve Fikri'nin bunu görüp Hasan'ı dövmesi ile başlıyor.Tabi sonra haksız yere işten çıkarılıyor Fikri.En çok sinirlendiğim nokta da Hasan'ın değil Fikri'nin işten çıkarılması.Sanki sarkıntılık eden Fikriymiş gibi adamı işten çıkarıyorlar. Hasan'a ise sadece bir hafta uzaklaştırılma veriliyor... Olaylarda burdan itibaren başlıyor zaten.Kitap her şeyi anlatıyor.Fabrika da çalışmanın ne derece zor olduğunu, özellikle de bir kadın olarak çalışmanın zorluğunu anlatıyor kitap.Kısacası toplumsal sorunlar anlatılıyor.Remziye 30 kuruşa çalışıyor ve siz tahmin edin zorluğunu. Çünkü Remziye hasta kardeşine bakabilmek için çalışmak durumunda.Üstelik Remziye nişanlı fikri ile ve fikri ise işsiz.Artı dedikoducu bir mahalle eklenince buna daha da okuyasınız geliyor kitabı.Remziye'nin o hayat azmine hayran kalacaksınız.Fikri ise iş aramakla meşgul.Onun açısından da zor işler.Remziye'nin ısrarı ile Fikri bulduğu işte gececi olduğu için ve bir evi olmadığı için kabul etmek durumunda kalıyor.Ama utangaç ve edepli olduğu için kimseye görünmeden evden çıkar gelir.Ve şey kitap Remziye'nin acı dolu ölümü ile bitiyor. Her neyse Mahmut Yesari'yi ilk defa duydum ve ilk defa bu kitabı ile kalemiyle tanıştım.Ve Mahmut Yesari kitabı bitirdikten sonra onun realist bir yazar olduğunu da anladım.Kitabı okurken adeta yaşıyorsunuz şahsen ben bazı sahnelerde sanki kendim de içindeymişim gibi bir hisse girdim.Ve şey kitap akıcı öyle sizi yoracak bir dile de sahip değil.Ben bir günde okuyup bitirdim.Çünkü olaylar o kadar akıcı elinizden bırakamıyorsunuz kitabı.Çok beğendiğim ve iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu.Sizlere de tavsiye ederim arkadaşlar.Kitapla kalın efenimm 📚