·556 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ekim 2021 20:32 · 1929 Küresel Ekonomik Krizinin, tarımla uğraşan sıradan insanlar üzerindeki etkilerini anlatan ibretlik ve sarsıcı bir kitap. Bankalara olan borçlarını ödeyemeyen ve bunun sonuncunda toprakları ellerinden alınan on binlerce çiftçi ailesinin yaşadıkları drama, Kaliforniya’ya göç edişleri esnasında yaşadıkları zorluklara Joad ailesi özelinde şahit oluyoruz. Kendisi de bir çiftçi çocuğu olan yazar, kitabında insanların bir parça ekmek için, başlarını sokacakları bir çatı için verdikleri mücadeleyi, açlığı, çaresizliği, aşağılanmayı çok gerçekçi sahnelerle betimlemiş. Özellikle “açlık” hissini, aç bir insanın yaşadığı psikolojiyi, ailesini doyurabilmek için tüm zorluklara meydan okuyuşunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Tarımda sanayileşmenin getirdiği sonuç olan insan gücüne ihtiyacın azalması da bu trajedide önemli bir yere sahip. 10 kişinin yaptığı işi bir traktörün yapması ile binlerce kişinin işsiz kaldığı bir değişim - dönüşüm dönemi bu aslında ve tüm değişimler gibi sancılı oluyor ne yazık ki. Aynı sorunu Türkiye’de 1950’li 60’lı yıllarda yaşadı. Tarımda makineleşmenin artmasına paralel olarak küçük toprak sahipleri iflas etti, işsizlik arttı, göç olayları başladı, büyük şehirlere gelen insanlar düzensiz şehirleşme örneği olarak gecekondular yaptı, şehirle uyum sorunu yaşamışlardı.
Yürek burkan, inanılmaz ibretlik bir kitap. Yaşadığımız coğrafyalar farklı olsa da, milliyetlerimiz farklı olsa da, her insanın insanca yaşamaya hakkı var. Çok adaletsiz bir Dünya’da yaşıyoruz. Yeryüzünde hala açlıktan ölen İnsanları gördükçe insan lanet ediyor bu sömürü düzenine, aç gözlülüğe, bencilliğe…