Önceki kitaplarını(Havyan Çiftliği ve 1984), kitabın arka kapağındaki yazıları-bu yazılara daha sonra değineceğim- baz alarak ve kitabın adını da düşünerek, yine metaforik bir eser olacağını düşünme yanılgısına kapılarak aldığım/okuduğum bir kitap. Halbuki kitabın neredeyse yarısı (tamamı 254 sayfa), kapağında gördüğümüz; olta,yem ve su üçgeninde yani balık tutmakla geçiyor. Balık tutma fantezisinden arta kalan zamanlarda ise; yazarımız "Boğulmamak için" cümlesini 2-3 farklı yerde gözümüze sokarak, "bakın ben metafor yapıyorum" diye haykırıyor. Bu kocaaa metaforu(!) mu yoksa daha önce birkaç defa nüktesinde bulunduğum Roskolnikov'un odaya girişini mi okumayı tercih edeceğimi sorarsanız, cevabım; Roskolnikov'un odaya girişi olur. Gelelim kitabın arka kapağındaki yorumlara. Vatandaşın biri, özetle şöyle yazmış: " Çok komik bir kitap. Hayvan Çiftliği ve 1984'ün özü." Komik olduğu kısmı için Recep İvedik adlı "filimi" izlerseniz inanın bana çok eğlenirsiniz(evet durum o kadar vahim.) demekle yetineceğim. "Öz" kısmı içinse; Teolojiye inanlar için, ben ne kadar Hz. Adem'in özüysem, Big Bangciler içinde, ben ne kadar patlamanın özüysem, bu da o kadar öz. Bu yorumu yapan kişiyle, yazarın arasında akrabalık ya da maddi çıkar ilişkisi olduğunu düşünmemek elde değil. Son olarak, kitap sayesinde çok önemli 2 ders aldım.
1) Bir yazarın önceki kitaplarına kanıp da başka bir kitabına "balıklama" atlamayın, beşik ulemalığı tarihte kaldı.
2) Asla ve asla ve ASLA kitabı alırken arka kapağındaki yorumları okumayın!