Kitap 16 öykü ve bunların geniş olarak irdelenmesiyle oluşturulmuş. Bir kadın olarak ‘nedir bu vahşi kadın arketipi?’ diye sorarak başladım ve ilerledikçe aslında ortaya çıkarmaya ne kadar çok ihtiyacımızın olduğunu anladım. Ben çok beğendim, öykülerin irdelemeleri meraka salıp düşündürüyor ama öyle okuyayım bitireyim tarzında akıcı bir kitap değil, beklentiniz bu olmamalı. Nedense bana Oğuz Atay okuyormuşum hissiyatı verdi, onun da vardır böyle; bir cümlesini okursunuz üzerine bir gün düşünürsünüz. Ama Kurtlarla Koşan Kadınlar’da bunu uygulayabilir miyim, Vahşi Kadını dışarıya çıkarabilir miyim diye düşündüren çok daha fazla şey var. Soluklanarak, tekrar tekrar okuyarak devam etmek daha keyifli ve anlamlı olacaktır. Zaten yazarımız da son kısımda kitabın haftalık/aylık zaman dilimi içerisinde okunamayacağından, üzerinde çalışılması gerektiğinden bahsetmiş.