Öncelikle yazarımızdan biraz bahsetmek isterim. Edith Eva Eger, 29 Eylül 1927 yılında Macaristanda doğmuştur. Maceristan kökenli Yahudi Psikolog ve yazardır. Genç yaşta Nazilerin ölüm kamplarına gönderilmiş ve orada ailesini kaybetmiştir. Kendisi ve kızkardeşi sağ kurtulanlar arasındadır. Bu eseri ile kendi hayat hikayesini kaleme almıştır.
Eserin konusuna gelicek olursak; Edith, annesi babası ve kız kardeşleri ile birlikte Macaristan da yaşamaktadır. Genç bir balerin ve jimnastikçi geleceği parlak bir genç kızdır. 2.Dünya savaşı yıllarında tetiklenen ve giderek artan yahudi karşıtlığından o ve ailesi de etkilenmiştir. Nazi işgali sonrası 16 yaşındayken kız kardeşi Magda ile birlikte Auschwitz
kampına gönderilir. Burada çok zor günler geçiren Edıth anne ve babasını gaz odalarında kaybetmiştir. Kız kardeşi Magda ile birlikte birşekilde hayata tutunmayı başarır. Savaştan sonra kız kardeşi Magda ile Çekoslovakya’ya taşınınır ve burada Bela Eger ile evlenir. Oldukça varlıklı bir yaşam sürerler. Çekoslovakya daki kominist rejimin giderek artan baskıları sebebi ile Amerika’ya göç ederler. Aile mal barlığını götüremediği için Amerika da sıfırdan yeni bir yaşam kurmak zorunda kalırlar. Göçmen hayatının zorluğu, geçim sıkıntıları ve ailevi sorunlar ile geçen yılların sonunda Edıth adeta kendini bulur. İlerleyen yaşına rağmen kızı sayesinde İngilizcesini geliştirir. Üniversite eğitimini tamamlar ve başarılı bir psikolog olmayı başarır. Bu bölümden sonra danışanları ile yaptığı görüşmelerden bahseder daha çok. Bu görüşmeler ile danışanlarını başarılı bir şekilde iyileştirirken kendisinide iyileştiricek ilhamı bulmuştur. Yıllar sonra doğup büyüdüğü yere seminer vermek için gider ve burada geçmişi ile barışır. Ona kötülük yapanlarla yüzleşir ve onları affeder. Tabiyki bu affediş onun zihnindedir aslında.
Kitaptan etkilenmedim desem yalan olur. Gerçekten etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Gerçek yaşanmış bir hayat hikayesi olması insana bir nebze daha dokunuyor. İnsan ruhunun direncini ve bu hayattaki seçimlerimiz ile varolduğumuzu bizlere hatırlatmış adeta. Günlük tarzında basit sade bir anlatımı var. Edebi yönü biraz zayıf olsada verdiği mesajlar yönü ile bence okunulucak bir kitap bir piskoloji romanı desek yanlış söylemeyiz. Okumanızı tavsiye ederim.
Şimdiden keyifli okumalar.
Edith EgerElleri Olmayan Kız