Puan vermedi·204 syf.····Okunma: 29 Ekim 2021 16:58 Öncelikle kitaptan bağımsız birkaç şey aktarmak istiyorum.
Tin ile fenomenler dünyası arasındaki araç, bedenimizdir. Dünyayı algılamamız 5 duyu organımızın kendi içindeki sınırlılığı ile mevcuttur. İnsanlar 20- 20.000 heartz aralığı duyabilir. Bu frekans sınırlarının altındaki veya üstündeki sesleri duyamayız. Ultraviyole ışınlarını göremeyiz. Yani, bu dünyayı duyu organlarımızın yetileri ile algılıyoruz.
Yapılan birçok araştırmada, bedenimizdeki kimya değişiminin düşünce yapılarımızı, bakış açılarımızı değiştirdiği ortaya konmuştur. Ör; serotonin seviyemizin yüksek olduğu bir günde, karşılaştığımız olumsuz olaylara yaklaşımımız daha pozitif ve çözüme yönelik olurken, Düşük serotonin salgılandığı bir günde ise daha depresif bir düşünce yapısı içine girip, en ufak bir durumu bile olduğundan daha fazla negatifleştirme eğilimi içinde oluruz.
Dixon'ın kitapta aktarmak istediği şey; bendenimizin, bu dünyada yaşamamıza yardımcı olan bir kabuk olduğu, bu kabuğa iyi bakmamız, değer vermemiz, onu dinlememiz gerektiğini söylüyor. Dünya içindeki fiziksel duruşumuzun, mimiklerimizin, hareketlerimizin, her bir organ işlevinin bilinçli farkındalığını yaratmak istiyor.
Kitap içinde çeşitli psikolojik ve fiziksel egzersiz tekniklerine yer vermiş. Tabii yazı dili ile anlamak zor, bu egzersizlerin ek olarak görsel duruşlarına bakmanız gerekiyor.
Çok güçlü bir kitap değil ama ana teması iyi bir niyet içeriyor. Ne olursa olsun bedenimizi sevmemiz, değer vermemiz ve onu dinlememizin gerekliliğini aktarıyor.
Benim kitaba bakış açım, yukarıda ek olarak verdiğim bilgiler ışığında oldu. Zihinsel ve dünyevi değerleri önemseyip dillendiren milyonlarca kitap vardır, ancak bedeni bir kişilik statüsüne çekip onu dinleyen, değerlendiren pek fazla kitap mevcut değil. Bedeni ehlileştimek için okunabilecek bir kitap diye düşünüyorum.