Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2021 628. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2021 22:40
İnsanlık yeni kaynaklara ulaşabilme, keşif ve macera motivasyonuyla üzerinde evrimleştiği gezegeni neredeyse tamamen fethetti. Gezegenin farklı noktalarında yaşayanlar nesiller boyu gittikçe daha iyi uyum sağ- layarak var oldukları coğrafyayı fiziksel ve psikolojik olarak benimsedi, özümsedi. Uzayın fethi bu noktada çok farklı. Binlerce yıldır Dünya üzerinde dolaşıyoruz fakat çok az bir süredir uzaydayız. Uzayın (ya da başka ge- zegenlerin-uyduların) vücudumuza ne tür etkilerde bulunabileceği konusunda bazı fikirlerimiz var. Özellikle astronot Scott Kelly ve ikiz kardeşi Mark Kelly’nin bu araştırmalarda önemli rol oynadığını söyleye- biliriz. Diğer yandan eldeki veriler hâlâ oldukça yetersiz. Uzayın fiziksel olarak bizi nasıl değiştirdiği bir yana, uzun süreli yolculuklarda (örneğin Mars yolculuğunda) psikolojik açıdan nasıl bir strateji izlenmesi gerek- tiği henüz çok net değil. Aslına bakarsanız bu konuda alınacak çok yol var. Zira bırakın insan bedenini, yer çekimsiz ortamın hayvanlar, bitkiler ya da mikroskobik canlılar üzerindeki etkileri bile araştırma safhasında. Bu noktada, 1 yıl ve üzeri bir yolculuğa psikolojik olarak dayanabilmek, insanlık için oldukça ciddi bir sınav şu an için. İşin ilginç yanı, burada karşılaşacağımız problemlerin bazıları doğrudan teknoloji ile ilgili de- ğil ama teknoloji yardımıyla büyük ölçüde bertaraf edilebilir. Örneğin, uzun uzay yolculuklarında yaşanacak tecrit hissine dayanabilmek için yolculuk boyunca yarenlik edilebilecek bir kedi ya da köpek, tek başına yeterli olmasa da çok işe yarayabilir. İnsanlı Mars görevlerinin 2035’ten itibaren gerçekleşeceği ön görülüyor. Sözün kısası önümüzdeki 15 yıl boyunca çok çalışmamız gerektiği kesin.
Popular Science Türkiye - Sayı 114 (Ekim 2021)Popular Science Türkiye Dergisi · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 202150 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.