Gönderi

9/10
·383 syf.··
2021 64. kitabı
Psikiyatri doktoru yazarın, hastalarıyla yaptığı psikoloji seanslarından bazılarını hikayeleştirdiği, son derece sürükleyici, kolay okunan bir kitap. Yazar, bu kitabı olgunluk çağında kaleme almış, yıllarca gördüğü binlerce hasta içinde bir seçki yapmıştır. Amacı da edebi bir eser kurgulamak değil, kendi ifadesiyle kliniklere gelemeyen hastalara faydalı olmaktır. Irvin Yalom un kitaplarının güzel olduğunu fakat oradaki hikayelerin Türk insanına hitap etmediğini bunun için “daha bizden” öyküler yazmak gerektiğini düşündüğünü söyler. Kitaptaki gerçek hayat hikayelerinin ortak noktası hüzünlü olmalarıdır. Okuyanı sarsar. Kendimizden ya da etrafımızdan bir şeyler de buluruz. Kendi adıma bu kitaptan çıkardığım en mühim gerçek şu oldu: Yaşadıklarımızın ne olduğunu anlamak bile kendimizi iyi hissetmemize yeter. Eğer hastalık varsa da bu, iyileşmenin ilk adımıdır. Çünkü o seanslarda, doktor hastanın kendini ve etrafındakileri anlamasını sağlar. Bu sayede, kendini suçlayan insanlar aslında suçlu olmadıklarını anlar. O halde yaşanılanları zehir gibi içte tutmak yerine güvenilir birine anlatmak iyileşme yoluna girmek demektir. İşte okudukça insan, kendinin ve etrafındaki insanların davranışlarını anlamlandırabiliyor ki bu da tek başına bu ve benzeri kitapları okumak için yeterli.
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.