Puan vermedi·175 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ekim 2021 03:17 Kitap, şu ana kadar okuduğum en felsefî romandı.
Bu cümleye devam etmeden önce nedenini açıklamak üzre size biraz yazar ve kitapla ilgili bilgiler vermek istiyorum.
YAZAR
Hölderlin, kelimenin tam anlamıyla bir bahtsız bedevi. İlk olarak küçük yaşta babasını, kardeşlerini ve büyük babasını kaybediyor; ilerleyen dönemlerde sevdiği kadın vefat ediyor ve büyük heveslerle o dönemin tanrıları Schiller ve Goethe'nin huzuruna sunduğu eserleri, Üstad Goethe tarafından beğenilmiyor. Yaşamının son yılları ise deliliğin pençesinde geçiyor. Saldırgan tavırları nedeniyle kapatıldığı klinikten 1806'da çıkıyor ve öleceği tarih olan 1843'e kadar 37 yıl yaşadığı Tübingen'deki pansiyona yerleşiyor. Burada yazdığı şiirler genellikle mevsimler/mevsim geçişleriyle ilgili olmakla beraber yazarımız bu döneminde genellikle takma isim kullanmış.
Hayatı bahtsızlıklarla geçen Hölderlin'in pek de beklediğini alamadığı yazın kariyeri, aynı kendisi gibi bir bahtsızlıkla ölümünden sonra kendi yüzyılında unutuluyor, hatırlanması 20. yüzyılı buluyor.
KİTAP
KONU
Kitabımız, dönemin Yunanistan'ında yaşayan bir gencin Bellarmin isimli dostuna yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplar ilk olarak Hyperion'un bir dostuna duyduğu Antik Yunan vari dostluk/aşk karışımı hislerini, ikinci olaraksa bir kadına karşı hissettiği sevgiyi bizlere sergiliyor. Hyperion, atalarının o şanlı günlerinin hasretini çeken, Türk himayesinden bıkmış entelektüel bir kişilik. Bu yüzden de Özgür, İhtişamlı bir Yunanistan için kolları sıvıyor ve isyan ediyor. Önce kendi çabalıyor ardından Rus ordusuna katılıp bir de öyle deniyor.
Kitap tüm bu olayları anlatırken dehşet felsefî bir yol izliyor. Resmen kurmacayla felsefe birbirine karışıyor, harman oluyor ve bizlere harika bir lezzet sunuyor. Mektuplarda yazan her bir satır, her bir paragraf alıntılanmaya değer derecede ki benim de bu mecrada en çok alıntı yaptığım kitap sanırım bu oldu. Bu durumu şöyle özetleyebilirim, kitabın adı "Hyperion: Yunanistan'da bir Münzevi" fakat "Hyperion: Münzevi'den Fragmanlar" veya türevi bir şey olsaydı da hiçbir şey fark etmezdi. Gerçekten de felsefî olarak fragman niteliği taşıyordu satırlar. Sık sık-özellikle cilt 1'de- acaba bu bir felsefe kitabı mı yoksa kurgu eser mi ikilemine düştüm. Yazar gerçekten bu açıdan beni şaşırttı ve daha önce hiç tatmadığım kadar yüksek dozda bir harman sundu bana. Gözünüz de korkmasın, ikinci cilt baya baya kurgu yanını ortaya koyuyor. Bu açıdan iki cilt arasındaki denge bir tık kaymış ancak yine de kabul edilebilir düzeyde.
Hölderlin esere kendini harika biçimde yansıtmış. Alman bir Münzevi'nin elinden çıkmış Yunan bir Münzevi'yi okuyoruz kısaca, gayet hissediliyor bu. Hyperion'dan Fragmanlar desek de olurmuş gibi geldi şimdi de.
İŞLENİŞ
Kitap, çeviriden kaynaklı mı bilmemekle birlikte, bir tık ağır bir üsluba sahip. Felsefeye ilgi duymuyorsanız veya az da olsa Felsefe temeliniz yoksa bu kitap sizin için biraz çekilmez bir hâl alabilir. Bunu göz önünde bulundurmakta fayda var.
Diğer yandan, benim kitaba tutkuyla sarılmamı sağlayan ve ilk incelemeyi de bana yazdıran muhteşem bir nokta bulunuyor. Yazar Hölderlin, Klasisizm'in Antik Yunan'ı ile Romantizm'i neredeyse kusursuz biçimde birleştirmiş. Yer yer duygu coşumları ve antikitenin o saygınlığının böyle bir arada olabileceğini hiç düşünmezdim. Hatta haddim olmayarak kıyaslamaya girecek olursam; Goethe'nin içine duygu coşumu serpiştirdiği Iphigenia Tauris'te eserine kıyasla Hölderlin, Hyperion eseriyle biraz daha öne çıkacak seviyede birleştirmiş Klasik ile Romantik'i. Weimar Klasisizm'inin de yeri geldiğinde neredeyse Sturm und Drang'a çalacak kadar coşumlara sahip olabildiğini görmek güzel bir tat oldu benim için.
EKSİKLERİ
Bu kısma gelirsek inanın bir şey yazmak gelmiyor içimden. Eksikleri olmadığından değil, varsa da bunların düşündüğüm kadarıyla kitabın kendine has harman tarzını oluşturmak amacıyla bilinçli meydana getirildiği. Hülâsa burada kitaba temel atan noktaları(eksikleri) sıralamam şahsıma göre fuzuli.
Bu eser kesinlikle okunmalı, okutulmalı. Özellikle Antikite, Felsefe gibi konularla ilgileniyorsanız ve kurgu eser arıyorsanız bu konularla ilgili, sizi muhteşem besleyecektir bu eser. Başarılı bir çalışma, saygı duyulası ve başucu edilesi bir kitap.