·480 syf.····Okunma: 24 Eylül 2021 21:01 Ben bu seriye yorum yazmaya çalışırken her seferinde neden zorlanıyorum ya… Diyorum yazmayayım bana kalsın ama sonra hemen vazgeçiyorum çünkü 2417 serisini herkesin okumasını istiyorum. Şimdi klasik olarak andığımız kitaplar gibi bu seride öyle anılsın istiyorum. Ne demek istediğimi anladınız mı? Bu seriyi okuyun, okutturun dostlar emin olun pişman olmazsınız.
Kitabı okumaya başlarken hep acaba sonunda bir ters köşe yapar mı yazar diye düşündüm ve bu beni çok korkutmuştu açıkçası eğer öyle olsaydı ne yapardım bilemiyorum… Canım yazar böyle bir şey yapmadığın için sana teşekkür ederim :D
Bu arada yorumumda spoiler olabilir, seriyi okumamış olanların dikkatine!
Gelelim serinin son kitabı olan ‘Devrim 2417’ye, çok iyi yazılmış bir sondu benim açımdan. Ne bir olay havada kaldı ne de insanın aklında soru işaretleri kalarak ucu açık bitti. Tam sevdiğim gibi her şey yerli yerinde bir sona vardı. Mesela Ender’in hikayesini merak etmiştim. Tekrar karşımıza çıkar mı, ne oldu, yaşıyor mu, Ervin yokken o neler yaşadı çok merak etmiştim bunları ve cevaplarımızı aldık bu kitapla birlikte hem de çok hoş bir şekilde. O anlarda biraz ağlamış olabilirim. Ah birde Serramız var :’( Keşke böyle olmasaydı beni üzen anlardan biriydi evet oraları okurken de ağladım :(
Kitabın son sayfaları ne güzeldi, Devrimden, Cennetin yıkılışından sonra herkesin yeni baştan bir hayata başlaması, bir şekilde hayatlarını yoluna koymaları bizde başarabiliriz, yapabiliriz diye bir umut veriyordu. Kitap uzak tarihte distopik bir olayı konu alsa da gerçeklerle iç içe bir kurgu yani ben okurken en azından öyle hissettim.
Hera, Ervin, Kuzey, Ender, Ayda, Araf ve diğer karakterler hepsi birbirinden özeldi. Ve onlarla böyle bir yolculuğa çıkmak, sonunda kazanmak çok güzeldi. Bu seri ve karakterlerle birlikte; cesaret, azim, kararlılık, fedakarlık, sevgi, güç, kahramanlık gibi pek çok şeye tanıklık ettik. Kısaca demem o ki asla boş bir kitap değil, tekrar diyorum mutlaka bir şans verin ve okuyun.