Devrim 2417

·
Okunma
·
Beğeni
·
43
Gösterim
Adı:
Devrim 2417
Baskı tarihi:
20 Mayıs 2021
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051739052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Geleceğı̇ kurtaran tek şey, feda edı̇len geçmı̇ştı̇. Trajik sonlar görkemli başlangıçları gerekli kılar. Bitti denildiği yerde yeniden yazılır tarih. Karanlık tiranlıkların sonu, daima aydınlık bir devrimdir. Orta yolu bulma ümidini yitiren ölümsüzler, korkunç bir güçle üzerimize geliyor. Dünya tarihinde böyle bir savaş hiç görülmedi. Yaşananlar bir daha yaşanmasın diye her şeyimizi ortaya koyuyoruz. Ölümsüzlere karşı direnişçiler, makinelere karşı insanlar, ölüme karşı yaşam. Her şey bizim aleyhimize görünüyor ve Cennet, zaferine kesin gözüyle bakıyor. Ama kaybettiğimizi sandıkları an kazanmaya en çok yaklaştığımız an olacak... Cennet'e yöneltilen sorular, Devrim ile cevap bulacak. Hangi sığınak sizi korur bugün? Hangi güç, hangi ölümsüzlük sizi kurtarır? Cevabınız yok mu? Susuyor musunuz? Susmaya devam edin! ÇÜNKÜ BUGÜN HALK KONUŞACAK. Kimsenin kaderi, hiçbir tiranın eline kalmayacak. Acıyla, zulümle ve ölümle çıktıkları zirvelere ulaşamıyorsak, o dağı yıkmanın bir yolunu bulacağız!
480 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu yorumu yazabilmek, kitabı sindirebilmek için bir müddet bekledim açıkcası. Okuyanlar da hak verecek ki Devrim'in etkisinden çıkmak o kadar kolay olmayacak. Devrim'in benim için özel olmasının bir diğer nedeni de teşekkürler kısmında adımım yazılı oluşuydu. Çok gurur duydum, çok onure oldum. Sinem'e bir kez daha buradan teşekkür etmek istedim. Spoi vermeden kitabın bende bıraktığı etkiyi anlatabilirim umarım. Öncelikle tüm seri boyunca aklınızda tek bir soru işareti bile kalmayacak bunun garantisini verebilirim. O kadar ince düşünülüp kurgulanmış ki her şey. Hele kitabın kapağındaki o detay yok mu? Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da yazarın zekasına hayran kalıyorsunuz. Ülkemizde böyle bir hazinenin oluşunun umarım değeri bilinir. İlk defa Devrim'de tam olarak Ervin'in ne hissettiğini anladım. Kitapta o kadar hayran kaldığım detay vardı ki... hepsinden bahsetmek istiyorum ama tek bir kelime bile spoi niteliğinde olur diye o riske girmiyorum. Ama o sahneler gözümün önüne geldiğinde içim içime sığmıyor. Her şey okadar güzel betimlenmiş ki kitap boyunca bende onların yanında, onlarla beraber devrim yapmaya gidiyordum sanki :) Size beni çok etkileyen bazı sahnelere değinmek istiyorum. Ama bir sahne var ki ona değinmeyeceğim, siz orayı okurken anlayacaksınız zaten; gözümdeki yaş ve dudağımdaki tebessümle okudum her bir satırı. Yeşil gözlü, gamzeli oğlan... tüm bu şartlarda bile yüzünden düşürmediğin o gülümsemen yok muydu Ervin'in aynaya niye bakamadığını neden gözlerini görmekten korktuğu daha güzel açıklanamazdı, her ne kadar bu yüreğimizi sızlatsa da. Ervin'in Laza halkını karşılaması, Ervin'in 'keşke Kuzey burada olsaydı' diye düşünürken Kuzey'i karşısında görmesi, Deren'in 'belki sen bilmezsin, oğlum beni anlıyor' dediği sahne, Ervin-Kuzey duellosunda aralarında geçen diyaloglar, Kuzey'in okuduğu şiir... bir şiir bu kadar yakışabilirdi Ervin'e. Ervin'in çocuklarla olan her sahnesi, onlarlayken içinin ısınması ve bunu Kuzey'in fark etmesi... Ervin'in düzenlediği o zekice parti, pes etmeden yapılan tüm o antrenmanlar... Nemesis'le verilen mücadele peki? Sadece savunma ve savaşla verilen bir mücadele değildi, zekasıyla onu nasıl alt ettiğini de okuyoruz kitapta. Ve Sinem'in olmazsa olması ters köşeler... Şüphesiz kitaptaki en büyük ters köşe Ender'in ölmediğini düşündüğüm sahneydi diyecekken esas en büyük ters köşenin Ayda'nın kim oluşuydu. Ve kitap boyunca sonuna kadar hissedebileceğimiz her türlü duyguya yer verilmişti. Ters köşeleri okurken tek bir duyguyu hissetmek de olmazdı zaten :) Kimi ters köşede aksisi çıktığı için derin nefes alacak, kimisinde ise gözümüzde akmak için bekleyen yaşı silip okumaya devam edecektik. Gelelim yukarıda bahsettiğim sahne hariç en duygulandığım sahneye... Ervin'in her şeyin üstesinden gelip Ender ile olanları aşamaması, 'onun anılarını zehirledikleri yetmedi mi?' diye soruşu... Bu cümlenin altında o kadar ezildim ki. Sonrasında Cennet yıkılmadan önce Ervin'in sığınakta yaptığı konuşma... boğazım düğüm düğüm okudum her bir cümleyi. Meğer çok yalnızım diyen Ervin'in bir sürü dostu olmuş. Ve daha bir sürü duygulandığım sahne, sözcükler... Yalan söyleyemeyeceğim kitapta en merak ettiğim şey Ender'in hayatta olup olmadığıydı. Cevabımı aldım, merakım gitti. İçim çok rahat. Ender'e böylesi bir hayat yakışırdı, bana hak vereceksiniz bu konuda bence. Son olarak da Devrim'den sonra olanlara değinmek istiyorum. Her bir sahnesi çok güzeldi. Fimlerde gördüğümüzün aksine devrimden sonra hayatta kavga ve mücadeleye daima yer olduğunun belirtilmesi de güzel bir ayrıntıydı. Benim 2417 serisinde en beğendiğim şey şu ki; kitabı okuduktan sonra boş bir zihinle kalkmıyorsun başından. Yeri geliyor bir tarihi yeri geliyor bir kelimenin anlamını öğreniyorsunuz. Anlamak isteyene çok şey katıyor aslında.

Kendi içimde 2417 serisi için bir serüvenin ilk kısmını bitirdik diyorum ben hep. Çünkü okuduğunuzda kalemine hayran kalacağınız bir yazarın anlatacakları bunlarla sınırlı kalmayacak biliyorum. En güzel zamanda diğer anlatılanları da okumak dileğiyle.
Bardağı kafasına dikip tek yudumda bitirdi ve yenisini doldurmak için tekrar masaya yöneldi. Bana bakmadan, "Ervin?" dedi.
"Seni dinliyorum." Bardaktan bir yudum daha aldım.
"Cengiz'i öldür. Onu öldür."
Elimdeki bardağa bakakaldım. “Ne?"
"Cengiz'i öldür," diye tekrar etti. "Ona asla acıma ama ölürken onun acı çektiğinden emin ol. Bu söylediğimi de unutma tamam mı?"
Kuzey ile birbirimize baktık. Hayatımız boyunca kadar sıkıntı ve zorluğu çektikten sonra, bir kez olsun
şans ayağımıza gelmiş olabilir miydi? Aradığımız şey bize fırfırlı pembe bir gecelik giymiş, kıvırcık saçlı, ölümsüz bir kızın avcunda, ufacık bir kartta gelebilir miydi? İnanılır gibi değildi.
"Zor bir iş ama bunu yapabilirim, sana gülümseyecek sebepler sunabilirim. Bir silah hediye etmem yeter...”
Kahkaha attım, beni bu kadar iyi tanımasına hiç alışamıyordum.
Hangi sığınak sizi korur bugün? Hangi güç, hangi ölümsüzlük sizi kurtarır? Susuyor musunuz? Susmaya devam edin! ÇÜNKÜ BUGÜN HALK KONUŞACAK.
"Güzel bir aşk hikâyem var sanıyordum. Bu sefer prenses prensi kurtarır... Meğer prenses krallığı canavara teslim etmiş. Bir kulede esirmiş. Olan biteni görememiş... Romantizm hayattaki en büyük saçmalık!"
"Senin edemediğin bir teklif var. Ben onu kabul ederim." dedim.
Elinde çatalla bana baktı. Anlayamamıştı. Kabul edeceğimi bilse bana sunacağı bir teklif vardı. "Ne?"
"Seninle evlenirim," dedim. "Eğer kazanırsan."
“Üstünde silah yok," dedi dikkatle. "Bu bir ilk..." Güldüm. "Elbise senin dikkatini dağıtmış olmalı," demekle yetindim. "Gözünden kaçmış. Çünkü üstümde bir sürü silah var." Dans ederken duraksadı ve elini belimden çekip bacağıma doğru kaydırdı. Elini, çıplak olan tenimde sonra da hafifçe kılıfın üzerinde dolaştırıp silahı ve bıçakları fark ettikten sonra geri çekti.
Susmak kadar konuşabilmenin de bir ağırlığı vardı. Harekete geçmek kadar beklemek de zordu. Hatta bazı zamanlar fırtınanın gelişini haber veren sessizlik, fırtınanın kendisinden daha korkutucu olabiliyordu.
Kuzey'in yüzünü yandan görüyordum. Göğsünde kavuşturduğu kollarının kasları gerilmişti ama dikkatimi çeken orada duran dövmeydi. Siyah tişörtüyle aynı renkteki belirsiz bir şekli olan dövme kesinlikle yeniydi... Bacak bacak üstüne atıp kollarımı sandalyenin kolçaklarına yasladım. “Dövme mi yaptırmış?" diye mırıldandım.
"Öyle görünüyor, hoş olmuş," dedi Ayda. “Çok beğendim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devrim 2417
Baskı tarihi:
20 Mayıs 2021
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051739052
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Geleceğı̇ kurtaran tek şey, feda edı̇len geçmı̇ştı̇. Trajik sonlar görkemli başlangıçları gerekli kılar. Bitti denildiği yerde yeniden yazılır tarih. Karanlık tiranlıkların sonu, daima aydınlık bir devrimdir. Orta yolu bulma ümidini yitiren ölümsüzler, korkunç bir güçle üzerimize geliyor. Dünya tarihinde böyle bir savaş hiç görülmedi. Yaşananlar bir daha yaşanmasın diye her şeyimizi ortaya koyuyoruz. Ölümsüzlere karşı direnişçiler, makinelere karşı insanlar, ölüme karşı yaşam. Her şey bizim aleyhimize görünüyor ve Cennet, zaferine kesin gözüyle bakıyor. Ama kaybettiğimizi sandıkları an kazanmaya en çok yaklaştığımız an olacak... Cennet'e yöneltilen sorular, Devrim ile cevap bulacak. Hangi sığınak sizi korur bugün? Hangi güç, hangi ölümsüzlük sizi kurtarır? Cevabınız yok mu? Susuyor musunuz? Susmaya devam edin! ÇÜNKÜ BUGÜN HALK KONUŞACAK. Kimsenin kaderi, hiçbir tiranın eline kalmayacak. Acıyla, zulümle ve ölümle çıktıkları zirvelere ulaşamıyorsak, o dağı yıkmanın bir yolunu bulacağız!

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Eda canyakar
  • Aslınur Tüfekçi
  • LiTtLeFrOg
  • Miray Yılmaz
  • Şeyma Ay
  • Game of Books
  • Sevinç Cerrah
  • Rana
  • Beyza Nur Yayla

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%83.3 (10)
9
%16.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0