Yaşayacak tek bir hayatımız var. Düşündüğümüz zaman elimizde olan zaman şu an. Geçmiş geçip gitmiş, gelecek ise garanti değil. Bu yüzden elimizdeki ana sımsıkı sarılmalı ve tadını çıkarmalıyız. Veronika Ölmek İstiyor, tam olarak bu mesajı barındıran bir kitap. Veronika görünürde her şeye sahip fakat bir o kadar da mutsuz bir insan. Hayatın tek düzeliğinden sıkılmış ve hayatında bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyor. Bir intihar girişiminde bulunuyor fakat başarısız oluyor. Gözlerini Villette açıyor. Vilette, Slovenya’da ünlü bir tımarhane. Burada çok az bir ömrünün kaldığını öğreniyor. Burada başkalarının hayatlarını dinleyerek kendi kimliğini keşfetme serüvenine çıkıyor.
Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho’dan okuduğum ikinci kitaptı. Kitabında işlediği konunun ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Yazarın dili sade ve kitap çok rahat okunuyor ancak ben kitabı okurken biraz boğuluyormuş gibi hissettim. Bunun sebebine gelecek olursak Paulo Coelho vermek istediği mesajı her sayfada farklı farklı cümlelerle dile getiriyor ve bu durum bir süre sonra beni şıktı. Aynı problemle Simyacı’ da karşılaşmıştım. Bunun dışında bir problem göremedim. Yazar toplumda kabul edilen görüşlerin dışındaki görüşleri savunan insanların dışlanmasını, yaşadıkları zorlukları çok güzel işlemiş. Kitabı okurken bir tek Veronika’nın hikayesini okumuyorsunuz. Yan karakterlerin hikayelerini de öğreniyorsunuz, böylece bir kopukluk yaşamıyorsunuz.
Simyacı ile kıyaslandığında Veronika Ölmek İstiyor, benim görüşüme göre, daha güzel ve daha gerçekçi bir kitaptı. Okumaktan keyif aldım. Okumayı düşünüyorsanız okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar :)
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho