·163 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Şubat 2018 04:00 Popülerliğin iyi tarafına denk gelip isminden zamanında çok bahsedilen bir dönemdeydim. Aslında konu bakımından ilgimi çekmeyen ama sonrasında bu tür konu ve içerikleri hayatım boyunca okuduğum sevmediğimi sevdiren, düşünmediğimi düşündüren bir kitap oldu. Hikayeleri genelde hep birinci tekil şahıs tarafından dinleriz. Peki bizim hikayelerimizi dillendiremediğimiz durumlar meydana geldiğinde..Bir hayatı bu kadar açıklayıcı ve güzel kavramlarla yücelten karakterin benimde hikayemin anlatanı olsun isterdim. İnsanın benliğini kaybettiği duyguları yaşayan kahramanımızın hayatı boyunca bilmediği ve de zor bir döneminde öğrendiği hayatının gerçeklerini bende okurken öğrenince farklı duygulara büründüm. Her hayat farklıdır. Ama hangilerinin gerçekleri neye göre, kime göre acıdır. Kitapta en büyük psikolojik baskımı “çaresizlik” olarak hissettim. Farklı şehirlerde ve farklı ülkelerde geçen kitaptaki konum kargaşası bana ayrı bir hayal dünyası kattı diyebilirim. Gitmediğimiz şehirleri, kentleri güzel tasfiyeleriyle kurmamızı sağlayan ve kolaylaştıran, dil olarak sonsuz gerçeklik ve metinlerin sadeliği, güzel bulmuş olduğum betimlemelerin ve sıfatların bile sınırlı olması Türk edebiyatında Sabahattin Ali’yi öyküye itibar kazandıran, bizleri geçmiş zamanla ve bugünümüzle en iyi yüzleştirenlerden biri olarak anmamızı bir kez daha anlayabildiğimiz somut bir örnektir Kürk Mantolu Madonna. Aşkın fedalarla, vefalarla harmanlandığı gerçekliğin, pişmanlıkların dünyadan uzak ve daima tasavvurlarımın ve iç dünyamın oyuncağı olarak okumuş olduğum nice kitapların mutluluğun getirisini bir kez daha incelemeyle anlamış olduğumun farkına vardığımı belirteyim.