·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Kasım 2021 08:34 İş Bankası Kültür Yayınları/Hasan Ali Yücel Klasikleri'nden çıkan Sokrates'in Savunması; "Euthyphron", "Sokrates'in Savunması", "Kriton Ya Da Yapılması Gerekenler" ve "Phaidon Ya Da Ruh Hakkında" isimli 4 bölümden oluşuyor.
1. bölüm olan " Euthyphron "da Euthyphron ve Sokrates yolda karşılaşıp konuşuyorlar. Euthyphron burada Sokrates'in mahkemede ölüm cezasıyla suçlanmış olduğunu öğrenir. İddiaya göre Sokrates, yeni tanrılar icat edip onlara tapmak, gençleri yoldan çıkarmak ve önemli olmayan şeyleri önemliymiş gibi gösterip kafa karıştırmakla suçlanıp infazı isteniyor. Sokrates'in bir sonraki mahkemesi ve sonucun kesinleşmesi için 1,5 ay gibi bir süre vardır.
Euthyphron ise babasından davacıdır çünkü iddiasına göre babası, eski bir işçilerinin ölümüne neden olmuştur ve kesinlikle cezalandırılmalıdır. Sokrates ve Euthyphron burada, Tanrılara göre doğru ve yanlışın ne olduğunu, adaletin ne anlama geldiğini, tanrıların neyi onaylayıp onaylamayacağını tartışıyor.
2. bölüm olan "Sokrates'in Savunması"nda Sokrates mahkeme önündedir ve kendisine yöneltilen suçlara karşı soğukkanlı bir şekilde kendini savunur. Savunmalarına karşın mahkemenin aleyhine karar aldığından emin olunca da durumu kabullenir ve mahkeme sonunda şu sözü söyler : "Artık ayrılma zamanı geldi, çattı. Ben ölmeye, sizler de hayatlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece Tanrı bilir". Bu sözü niçin söylemiştir ve sözü söylerken neye inanmıştır gibi düşünlerimizin cevabını sanıyorum ki son bölüm olan "Phaidon ya da Ruh Hakkında" bölümünden öğreniyoruz.
3. bölüm olan "Kriton ya da Yapılması Gerekenler" bölümünde, Sokrates'in bir hayranj ve dostu olan Kriton, zindanı bekleyen nöbetçiye rüşvet verip zindana girerek Sokrates'e ya buradan kendisiyle birlikte kaçması ya da cezasını para cezasına çevirme teklifini kabul edip kurtulmasını ister fakat Sokrates bunun hem kendisine yakışmayacak bir davranış olduğunu hem de yasalara saygı duyması gerektiğini belirtir.
4. ve son bölüm olan "Phaidon ya da Ruh Hakkında" bölümünde, Sokrates ile arkadaşları ruhun bedenden ayrılması, ölümün iyi ya da kötü olup olmadığı, gerçek bilgiye nasıl ulaşılacağı, bir filozofun ya da diğer insanların ölümü nasıl karşılaması gerektiğine dair tartışmalarda buluyor.
️ Sokrates'e göre gerçek bilgiye ya da bilginin özüne düşünerek ulaşılabilir. Fiziki duyular ve duyumlar insanı yanıltabilir. Ruh da ancak bedenden ayrılınca kendisini yanıltacak bu etkilerden kurtulabilir. "Öyleyse" diyor Sokrates, "İstediğim şeye kavuşma yolunda iyi karşılamam gereken bir ölümden neden korkayım" diyor.
️ Sokrates'e göre göre her canlı veya yaşam, karşıtlıklarından doğar ve tekrar doğar. Ölüm yaşamdan, yaşam da yine ölümden doğar. Ölüm bir uyuma olduğu gibi, bir uyanıştır da. Yani bedenin ölmesi, ruhun ölmesi demek değildir. Hatta ruh bedenden önce de vardır, sonra da olacaktır, çok daha sonra da olmaya devam edecektir ve dünyaya birçok kez farklı bedenlerde gelebilir. Buradan, Sokrates'in reenkarnasyona benzer bir inanca sahip olduğunu anlıyoruz.
️ Sokrates'e göre duyularla algılananlar yanıltabilir. Felsefe, ruhu kesin ihtiyaç duymadığı sürece duyulardan uzak durmaya, kendisinden başka kimseye güvenmemeye ve gerçek varlıkları sadece kendisinin algılayabileceğine ikna ederek dikkatini toplamasını, kendi içine yoğunlaşmasını teşvik eder.
️ Tartışılan konular genel olarak ruh-beden ilişkisi, görünen- görünmeyen, yöneten-yönetilen, değişen ve değişmeyen gibi başlıklarla dile getirilebilir.