·320 syf.····Okunma: 03 Kasım 2021 00:29 Malumunuz, Immanuel Kant 1724-1804 yılları arasında yaşamış Aydınlanma Çağı filozoflarından. Prusya’da Königsberg Üniversitesi'nde Etik ve Ahlak üzerine verdiği dersler sırasında öğrencilerinin ders notlarıyla bir araya getirilmiş bir eser Kant’ın Ethica’sı. 1925 yılında öğrencilerinin ders notları, Kant araştırmalarıyla tanınan Paul Menzer tarafından kitaplaştırılmış.
Kitap iki başlık altında değerlendirilebilir. Genel Pratik Felsefe ve Etik.
Kant’a göre pratik felsefede pratik olan eylem, teorik olan ise idraktır. İnsanın nasıl davranması gerektiğini pratik felsefeyle, davranışlarını ise ancak antropolojiyle açıklanabilir. İnsanın etik davranışlar sergileyebilmesi için pratik felsefede üç buyruğa ihtiyacı vardı. Bunlar; beceri, basiret ve ahlak. Ahlaksal zorunlulukların hepsi bir yükümlülüktür ve basiret kurallarına dayanan eylemin zorunluluğu ya da pragmatik zorunluluk bir yükümlülük değildir. Yükümlülük, pratik ve ahlaksal bir yükümlülüktür. Yükümlülükler; ya ödev, ya da baskı yoluyla gerçekleşebilir. Bu bağlamda insanın insan olmak, onurlu yaşamak adına üzerine düşen bir takım ödev, sorumluluk ve yükümlülükleri vardır. Kendine, topluma, doğaya, hayvanlara ve hatta varlıklara/nesnelere karşı ödev ve sorumluklardır bunlar. İnsanın kendine karşı ödevlerinin haricinde kalanlar sadece kendisine karşı ödevleri ve sorumlulukları yerine getirmesiyle gerçekleşebilir. Kişi bir insana yakışır bir şekilde yaşamalıdır. Onu bundan yoksun kılan her şey onu insan olmaktan çıkarır. Bunun önüne geçebilmekte bencillik ve egodan ziyade kendine değer biçmekle mümkündür. İnsanın sadece başkalarıyla olan ilişkilerinde kendine yüksek bir değer biçmesi ahlaksal bir bencilliktir. Yaşamak zorunlu değildir elbette ama ömür boyu saygıya değer yaşamak Kant için bir zorunlukluktur. Özgür iradeyi kullanmakta öznenin varolmasıyla mümkün olduğundan Stoacı görüşün aksine bireyi etik dışı davranışta bulunduğunu varsayar Kant. Tabii ki etik ve ahlaksal davranmak her durumda ve koşulda mümkün olmayabilir. Bu yüzden topluluk ve oluşumlara dikte ettirilmesi gereken Kant’ın şu sözü unutulmamalı: “Dünya da hiçbir şey, başkalarının hakkından daha kutsal değildir.”
Bu sorumlulukları ise etik bir düşünce gerçekleştirebilir. Etik sadece eylemlerin değil iyi niyetinde felsefesidir. Kant, etik ve ahlak felsefesini detaylı ve örnekli öğrencilerine -hala- aktarmayı başarsa da bazı yerlerde “Tanrı”yı ve ateistleri de konuya dahil etmesi dönemine bağlı olarak değerlendirilebilir.